Avukat Oğuzhan Manga Hukuk Bürosu Adana

Adana Miras Avukatı arayışı genellikle bir yakının vefatının ardından, mirasın nasıl paylaşılacağı ya da bırakılan borçların ne olacağı sorusuyla başlar. Miras hukuku, sıkı sürelere bağlı seçimlik hakların bulunduğu bir alandır; reddi miras gibi bazı haklarda süre kaçırıldığında geri dönüş mümkün olmaz. Bu sayfada mirasçılık sıfatını, paylaşım usullerini, saklı payı ve Adana’da dosyaların hangi mercilerde yürütüldüğünü aktarıyoruz.

Yasal Mirasçılar ve Zümre Sistemi

Türk Medeni Kanunu mirasçılığı zümre (derece) sistemine göre düzenler. Birinci zümre altsoydur; çocuklar ve onların altsoyu bu gruptadır. Altsoy yoksa ikinci zümre olan anne-baba ve onların altsoyu, o da yoksa üçüncü zümre olan büyükanne-büyükbaba ve altsoyları mirasçı olur.

Önceki zümrede mirasçı bulunduğu sürece sonraki zümre mirastan pay alamaz. Sağ kalan eş ise her zümreyle birlikte mirasçı olur; payı hangi zümreyle birlikte mirasçı olduğuna göre değişir. Evlatlık ve altsoyu, kan hısımı gibi mirasçıdır.

Mirasçılık sıfatının resmî olarak belgelenmesi için veraset ilamı (mirasçılık belgesi) alınır. Bu belge noterden ya da sulh hukuk mahkemesinden temin edilebilir; yabancılık unsuru bulunan ya da nüfus kayıtlarında uyuşmazlık olan hâllerde mahkeme yolu gerekir.

Mirasın Reddi (Reddi Miras)

Miras, ölümle birlikte kendiliğinden mirasçılara geçer; bu geçiş yalnızca mal varlığını değil borçları da kapsar. Terekenin borca batık olduğu durumlarda mirasçılar mirası reddedebilir.

Ret hakkı üç ay içinde kullanılmalıdır. Bu süre, yasal mirasçılar bakımından kural olarak mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten, mirasçı olduklarını daha sonra öğrendiklerini ispat edenler bakımından bu öğrenme tarihinden; vasiyetname ile atanmış mirasçılar bakımından ise tasarrufun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar (Türk Medeni Kanunu m.606). Süre hak düşürücüdür; geçmesi hâlinde miras kayıtsız şartsız kabul edilmiş sayılır.

Ret beyanı sulh hukuk mahkemesine yapılır. Mirasçının terekeye ilişkin işlemler yapması, mal varlığına sahiplenmesi ya da tereke mallarını gizlemesi ret hakkını düşürebilir. Ölüm anında borç ödemeden aczi açıkça belli olan mirasbırakanın mirası ise reddedilmiş sayılır (m.605); bu hâlde ret beyanı aranmaz ve durumun tespiti mahkemeden süreye bağlı olmaksızın istenebilir.

Adana Miras Avukatı: mirasçılık, tereke paylaşımı ve saklı pay süreçleri
Miras hukukunda reddi miras gibi seçimlik haklar hak düşürücü sürelere bağlıdır.

Saklı Pay ve Tenkis Davası

Mirasbırakan, mal varlığı üzerinde sağlararası kazandırma veya ölüme bağlı tasarrufla serbestçe işlem yapabilir; ancak bu serbestlik saklı paylı mirasçıların hakkıyla sınırlıdır. Saklı pay, altsoy için yasal miras payının yarısı, anne ve babanın her biri için dörtte biridir; sağ kalan eşin saklı payı ise altsoy veya anne-baba zümresiyle birlikte mirasçı olduğunda yasal miras payının tamamı, diğer hâllerde dörtte üçüdür (Türk Medeni Kanunu m.506).

Saklı payı zedelenen mirasçı, bu payı aşan tasarrufların indirilmesi için tenkis davası açabilir. Dava, saklı payın zedelendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinden, diğer tasarruflarda mirasın açılmasından itibaren on yıl içinde açılmalıdır (Türk Medeni Kanunu m.571). Uygulamada en sık karşılaşılan durum, mirasbırakanın sağlığında bir mirasçıya yaptığı devirlerdir.

Devir görünürde satış olarak yapılmış ancak gerçekte bağış niteliği taşıyorsa, muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davası gündeme gelir. Bu davada işlemin gerçek amacının mirastan mal kaçırmak olduğunun ortaya konması gerekir; satış bedelinin ödenip ödenmediği, tarafların ekonomik durumu ve devir tarihi bu değerlendirmede esas alınır. Muris muvazaasına dayanan dava mirasbırakanın ölümünden sonra açılabilir ve herhangi bir süreye bağlı değildir.

Vasiyetname ve Ölüme Bağlı Tasarruflar

Vasiyetname resmî, el yazılı veya sözlü biçimde düzenlenebilir. Resmî vasiyetname, iki tanığın katılımıyla noter, sulh hâkimi veya kanunla yetkilendirilmiş başka bir resmî memur tarafından düzenlenir (Türk Medeni Kanunu m.532). El yazılı vasiyetnamenin tamamının mirasbırakanın el yazısıyla yazılması, tarih ve imza taşıması zorunludur; bu şekil şartlarındaki eksiklik iptal sebebidir.

Vasiyetnamenin ehliyetsizlik, irade sakatlığı, kanuna veya ahlaka aykırılık ya da şekil eksikliği nedeniyle iptali istenebilir. İptal davası, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde vasiyetnamenin açılma tarihinden itibaren on yıl içinde açılır; iyi niyetli olmayan davalılara karşı bu süre yirmi yıldır (Türk Medeni Kanunu m.559). Miras sözleşmesi ise vasiyetnameden farklı olarak iki taraflıdır ve resmî şekilde yapılması gerekir.

Terekenin Paylaşılması

Mirasçılar terekeyi kendi aralarında anlaşarak paylaşabilir. Anlaşma sağlanamazsa ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davası açılır; 1 Eylül 2023’ten itibaren bu dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır (6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/B). Bu davada mahkeme, malın aynen bölünmesinin mümkün olup olmadığını değerlendirir; mümkün değilse satış yoluyla paylaşıma karar verir ve satış icra müdürlüğü aracılığıyla yapılır. 31 Temmuz 2026’dan itibaren, tüm maliklerin mirasçı olduğu ve miras yoluyla edinilen taşınmazların satışında ilk artırmaya yalnızca malik olan mirasçılar katılabilir ve bu artırmada muhammen bedelin altındaki teklifler kabul edilmez; sonuç alınamazsa ikinci artırma genel kurallara göre yapılır (İcra ve İflas Kanunu m.114).

Paylaşımdan önce terekenin tespiti istenebilir. Tereke tespiti, mal varlığının ve borçların envanterinin çıkarılmasını sağlar ve özellikle borç durumu belirsizse ret kararı vermeden önce yol gösterici olur. Mirasçılardan biri terekeyi tek başına yönetiyorsa, diğer mirasçılar tereke temsilcisi atanmasını talep edebilir.

Denkleştirme kurumu da paylaşımda önem taşır: mirasbırakanın sağlığında altsoyuna karşılıksız yaptığı kazandırmalar, aksi belirtilmedikçe paylaşımda hesaba katılır.

Miras Kalan Borçlardan Sorumluluk

Mirası kayıtsız şartsız kabul eden mirasçılar, terekenin borçlarından kişisel mal varlıklarıyla da sorumlu olur. Bu sorumluluk müteselsildir; alacaklı mirasçılardan herhangi birine tamamı için başvurabilir.

Sorumluluğu sınırlamak için resmî tasfiye veya tereke defterinin tutulması istenebilir. Defter tutulması hâlinde mirasçı, deftere yazılan borçlardan sorumlu olur. Resmî defter tutulması, mirası ret için öngörülen usule göre bir ay içinde sulh hukuk mahkemesinden istenmelidir (Türk Medeni Kanunu m.619); bu nedenle vefat sonrası ilk haftalarda atılacak adımlar sonucu belirler.

Adana’da Miras Davaları Hangi Mahkemede Görülür?

Miras davalarında görevli mahkeme uyuşmazlığın türüne göre değişir. Mirasçılık belgesi, mirasın reddi, tereke tespiti ve ortaklığın giderilmesi gibi işlerde sulh hukuk mahkemesi; tenkis, tapu iptali ve tescil ile vasiyetnamenin iptali davalarında asliye hukuk mahkemesi görevlidir.

Yetki bakımından kural, mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir. Mirasbırakanın son yerleşim yeri Adana ise dosyalar Adana Adliyesi bünyesindeki mahkemelerde görülür. Merkez ilçelerde ayrı adliye teşkilatı kurulmadığından, örneğin Sarıçam’da oturan mirasçıların dosyaları da Seyhan’daki Adana Adliyesi’nde yürütülür. Taşınmazın aynına ilişkin davalarda ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.

İlk Görüşmeye Nasıl Hazırlanılır?

Görüşmeye gelirken varsa veraset ilamı, ölüm belgesi, nüfus kayıt örneği ve mirasbırakana ait tapu, araç ruhsatı, banka bilgileri gibi mal varlığı belgelerini getirmeniz değerlendirmeyi hızlandırır. Vefat tarihi ve mirasçı olduğunuzu öğrendiğiniz tarih, süre hesabı bakımından kritik önemdedir.

Mirasbırakanın sağlığında yaptığı devirler, bağışlar ve varsa vasiyetname örneği de getirilmelidir. Bilinen borçlar, icra takipleri ve kefaletler baştan belirtilmelidir; bunlar reddi miras kararını doğrudan etkiler.

Adana Genelinde Miras Hukuku Desteği

Büromuz Seyhan ilçesinde, Turhan Cemal Beriker Bulvarı üzerinde bulunmaktadır. Seyhan başta olmak üzere Çukurova, Yüreğir ve Sarıçam ile Adana genelinden gelen miras hukuku dosyalarında vekil olarak hukuki destek sunuyoruz. Süre takibi, tereke araştırması ve dava takibi işlemleri yürütülür.

Mirasçılıktan Çıkarma ve Mirastan Feragat

Mirasbırakan, saklı paylı bir mirasçısını ancak kanunda sayılan ağır sebeplerin varlığı hâlinde mirasçılıktan çıkarabilir. Bu sebepler; mirasçının mirasbırakana veya yakınlarına karşı ağır bir suç işlemesi ya da aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemesidir. Çıkarma ölüme bağlı tasarrufla yapılır ve sebebin tasarrufta açıkça gösterilmesi gerekir.

Sebep gösterilmemişse ya da gösterilen sebep ispatlanamazsa, tasarruf saklı payı zedelediği ölçüde tenkise tabi olur. Mirasçılıktan çıkarılan kişinin altsoyu, çıkarılan kişi mirasbırakandan önce ölmüş gibi mirasçı olur; yani çıkarma altsoyu kural olarak etkilemez.

Mirastan feragat ise mirasbırakan ile mirasçı arasında yapılan bir miras sözleşmesidir. Karşılıksız ya da bir karşılık ödenerek yapılabilir. Karşılık ödenerek yapılan feragatte, aksi kararlaştırılmadıkça feragat edenin altsoyu da mirastan pay alamaz. Feragat sözleşmesinin resmî şekilde düzenlenmesi zorunludur.

Terekede Taşınmaz ve Banka Hesapları

Mirasbırakana ait taşınmazlar, veraset ilamı ve veraset ve intikal vergisi ilişiğinin kesilmesinin ardından tapuda mirasçılar adına intikal ettirilir. İntikal yapılmadan taşınmaz üzerinde satış gibi işlemler gerçekleştirilemez. Konut ve site yerleşiminin yoğun olduğu Çukurova’daki daire ve arsa paylarının intikalinde de aynı sıra izlenir; tapu kaydındaki hisse oranları ve varsa şerhler baştan incelenir.

Banka hesapları bakımından ise bankalar, veraset ilamı ve vergi dairesinden alınacak belge sunulmadan ödeme yapmaz. Mirasçılardan biri mirasbırakanın ölümünden sonra diğerlerinin bilgisi dışında hesaptan para çekmişse, çekilen tutar terekeye ait olmaya devam eder; iadesi istenebilir ve paylaşımda hesaba katılır. Bu durum, mirasbırakanın sağlığında yaptığı kazandırmalara uygulanan denkleştirmeden farklıdır.

Kiralanan taşınmazlarda kira sözleşmesi mirasçılara geçer; kiracı ile ilişkiler mirasçılar tarafından birlikte yürütülür. Terekedeki mal varlığının kapsamı belirsizse, mahkemeden tereke tespiti talep edilerek envanter çıkarılması istenebilir.

Veraset ve İntikal Vergisi ile Beyan Yükümlülüğü

Miras yoluyla mal edinen kişiler, veraset ve intikal vergisi beyannamesi vermekle yükümlüdür. Ölüm Türkiye’de gerçekleşmiş ve mirasçılar Türkiye’de bulunuyorsa beyanname, ölüm tarihini izleyen günden itibaren dört ay içinde vergi dairesine verilir; ölüm veya mirasçılar yurt dışındaysa süre, ölümün gerçekleştiği ve mirasçıların bulunduğu ülkeye göre dört, altı veya sekiz aydır (7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu m.10).

Beyannamenin süresinde verilmemesi hâlinde usulsüzlük cezası uygulanabilir. Vergi ilişiğinin kesildiğini gösteren belge alınmadan tapuda intikal işlemi yapılamaz ve bankalardaki hesaplardan ödeme alınamaz. Bu nedenle vergi süreci, paylaşımın önündeki ilk teknik adımdır.

Kanunda belirlenen istisna tutarları her yıl güncellendiğinden, beyan sırasında yürürlükteki tutarların esas alınması gerekir. Mirasçılar arasında paylaşım henüz yapılmamış olsa dahi beyan yükümlülüğü doğar; beyan, paylaşımın tamamlanmasını beklemez.

Mirasta Zamanaşımı ve Dava Sıralaması

Miras uyuşmazlıklarında hangi davanın önce açılacağı sonucu etkiler. Örneğin ortaklığın giderilmesi davası açılmadan önce tenkis veya muris muvazaası iddialarının değerlendirilmesi, paylaşımın yanlış oranlar üzerinden yapılmasını önler. Aksi hâlde satış tamamlandıktan sonra geri dönüş güçleşir.

Tenkis davası, saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde on yıl içinde; vasiyetnamenin iptali davası ise tasarrufun ve iptal sebebinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde on yıl (iyi niyetli olmayan davalılara karşı yirmi yıl) içinde açılmalıdır (Türk Medeni Kanunu m.559, m.571). Muris muvazaasına dayanan tapu iptali ve tescil davası ise herhangi bir süreye bağlı değildir. Bu nedenle mirasçı olduğunuzu ve tasarrufu öğrendiğiniz tarihlerin belgelenmesi, sonradan yapılacak süre tartışmalarında belirleyici olur.

Mirasın Paylaşımında Sık Yapılan Hatalar

Uygulamada en sık karşılaşılan hata, terekenin kapsamı netleşmeden ret ya da kabul kararı verilmesidir. Borç durumu bilinmeden yapılan kabul, mirasçının kişisel mal varlığını da riske atar. Tereke tespiti istenerek envanter çıkarılması bu riski önemli ölçüde azaltır.

İkinci sık hata, mirasbırakanın sağlığında yaptığı devirlerin sorgulanmadan paylaşıma geçilmesidir. Tapu kayıtlarının devir tarihleri ve bedelleriyle birlikte incelenmesi, muvazaa iddiasının değerlendirilmesi için gereklidir.

Üçüncüsü, mirasçılardan birinin terekeyi fiilen kullanmaya devam etmesine rağmen diğerlerinin sessiz kalmasıdır. Bu durumda ecrimisil (haksız kullanım bedeli) talebi gündeme gelebilir; paydaşlar arasında bu talep kural olarak kullanımdan men ihtarından sonraki dönem için ve geriye dönük en fazla beş yıl için ileri sürülebildiğinden gecikme hak kaybına yol açar.

Sıkça Sorulan Sorular

Reddi miras süresi ne zaman başlar?

Ret süresi üç aydır. Yasal mirasçılar bakımından süre kural olarak mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten, mirasçı olduklarını daha sonra öğrendiklerini ispat edenler bakımından bu tarihten; atanmış mirasçılar bakımından ise tasarrufun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar. Süre hak düşürücüdür ve geçmesi hâlinde miras kabul edilmiş sayılır.

Mirası reddedersem çocuklarım borçtan sorumlu olur mu?

Mirasın reddi hâlinde pay, sanki reddeden kişi mirasbırakandan önce ölmüş gibi altsoya geçer. Bu nedenle borca batık terekelerde altsoyun da ayrıca ret beyanında bulunması gerekebilir. Aksi hâlde sorumluluk onlara geçebilir.

Babam evi kardeşime devretti, hakkımı arayabilir miyim?

Devir gerçekte bağış niteliği taşıyor ve mirastan mal kaçırma amacı güdüyorsa, mirasbırakanın ölümünden sonra muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davası açılabilir; bu dava herhangi bir süreye bağlı değildir. Saklı payın zedelenmesi hâlinde ayrıca tenkis davası gündeme gelir; bu dava, zedelenmenin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde mirasın açılmasından itibaren on yıl içinde açılmalıdır.

Mirasçılar paylaşımda anlaşamazsa ne olur?

Ortaklığın giderilmesi davası açılır; 1 Eylül 2023’ten itibaren dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur. Mahkeme malın aynen bölünmesinin mümkün olup olmadığını değerlendirir; mümkün değilse satış yoluyla paylaşıma karar verir ve satış icra müdürlüğünce yapılır.

El yazısıyla yazılmış vasiyetname geçerli midir?

Geçerlidir; ancak metnin tamamının mirasbırakanın el yazısıyla yazılmış olması, tarih ve imza taşıması zorunludur. Bu şekil şartlarındaki eksiklik iptal sebebi oluşturur.

Veraset ilamını nereden alabilirim?

Mirasçılık belgesi kural olarak noterden alınabilir. Yabancılık unsuru bulunan, nüfus kayıtlarında uyuşmazlık olan ya da mirasçılık durumunun tartışmalı olduğu hâllerde sulh hukuk mahkemesine başvurulması gerekir.

İlgili İçerikler ve Hizmetler

Diğer çalışma alanlarımızı hizmetlerimiz sayfasından inceleyebilirsiniz. Aile hukuku süreçleri için Adana Boşanma Avukatı, işçilik alacakları için Adana İş Avukatı sayfalarımıza göz atabilirsiniz. Tüm çalışma alanlarımızı tek sayfada görmek için Adana Hukuk Bürosu sayfamıza bakabilirsiniz.

Konuyla ilgili rehber yazılarımız: Reddi Miras Nasıl Yapılır? Süresi ve Şartları, Tenkis Davası Nedir? Saklı Pay ve Süreler.

Miras sürecine ilişkin hukuki desteğe ihtiyaç duyuyorsanız Avukat Oğuzhan Manga ile iletişime geçebilirsiniz. Vefat tarihini ve elinizdeki belgeleri hazır bulundurmanız süre değerlendirmesi bakımından önemlidir.

Miras uyuşmazlıklarında dosyanızı Av. Oğuzhan Manga bizzat inceler.

© 2026 Avukat Oğuzhan Manga. Tüm hakları saklıdır.  |  KVKK Aydınlatma Metni  |  Çerez Politikası