Avukat Oğuzhan Manga Hukuk Bürosu Adana

Adana Boşanma Avukatı arayışı çoğu zaman uzun süredir düşünülen ama bir türlü başlanamayan bir sürecin ilk adımıdır. Boşanma yalnızca evliliğin sona ermesi değildir; velayet, nafaka, tazminat ve mal paylaşımı gibi birbirine bağlı başlıkları da beraberinde getirir. Bu sayfada boşanma davasının türlerini, hangi koşullarda hangi yolun izlendiğini ve Adana’da sürecin hangi mahkemelerde yürütüldüğünü bilgilendirici bir dille aktarıyoruz.

Boşanma Davası Türleri: Anlaşmalı ve Çekişmeli

Türk Medeni Kanunu boşanmayı iki temel usulle düzenler. Hangi yolun izleneceği, tarafların anlaşıp anlaşamadığına ve elde bulunan delillere göre belirlenir. Bu tercih sürecin süresini, maliyetini ve sonucunu doğrudan etkiler.

Anlaşmalı Boşanma

Anlaşmalı boşanmada eşler, evliliğin sona ermesi ve bunun sonuçları üzerinde uzlaşmıştır. Kanun bu yol için belirli koşullar arar: evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, eşlerin birlikte başvurması ya da birinin diğerinin davasını kabul etmesi, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerini serbestçe açıkladığına kanaat getirmesi ve tarafların hazırladığı protokolü uygun bulması gerekir.

Protokolde velayet, kişisel ilişki, nafaka, tazminat ve mal paylaşımı gibi başlıkların açık biçimde düzenlenmesi önemlidir. Hâkim protokolü çocuğun menfaati bakımından yeterli görmezse değişiklik isteyebilir. Eksik ya da çelişkili bir protokol, duruşmanın ertelenmesine ve sürecin uzamasına yol açar.

Çekişmeli Boşanma

Taraflar boşanma konusunda ya da sonuçları üzerinde anlaşamıyorsa dava çekişmeli olarak görülür. Bu usulde iddiaların delillerle ortaya konması gerekir. Tanık beyanları, mesaj kayıtları, sağlık raporları, banka hareketleri ve sosyal medya içerikleri sıklıkla başvurulan delillerdir.

Delillerin hukuka uygun yollarla elde edilmiş olması gerekir. Hukuka aykırı biçimde elde edilen kayıtlar dosyaya sunulsa dahi değerlendirme dışı bırakılabilir; bu nedenle delil toplama aşamasında yöntem, içerik kadar önemlidir.

Boşanma Sebepleri Nelerdir?

Kanun, boşanma sebeplerini özel ve genel olmak üzere ikiye ayırır. Özel sebepler kanunda tek tek sayılmıştır: zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk ve akıl hastalığı. Bu sebeplerin ispatı hâlinde hâkimin takdir alanı sınırlıdır.

Genel sebep ise evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır. Uygulamada davaların büyük bölümü bu kapsamda görülür. Burada ortak hayatın sürdürülmesinin taraflardan beklenemeyecek hâle gelmiş olması aranır ve kusur durumu değerlendirmede belirleyici olur.

Terk sebebine dayanılabilmesi için ayrılığın en az altı ay sürmüş ve devam ediyor olması, terk edilen eşin istemi üzerine hâkim veya noter aracılığıyla ihtar yapılmış olması ve terk eden eşin bu ihtara rağmen iki ay içinde ortak konuta dönmemiş olması gerekir; ihtar, ayrılığın dördüncü ayı dolmadan istenemez (Türk Medeni Kanunu m.164). İhtarın şekil şartlarına uyulmaması, dava açıldığında bu sebebin kabul edilmemesine yol açabilir.

Adana Boşanma Avukatı: boşanma davası türleri ve aile mahkemesi süreci
Boşanma davası anlaşmalı ya da çekişmeli olarak görülebilir; usul, tarafların uzlaşmasına göre belirlenir.

Velayet ve Çocukla Kişisel İlişki

Velayet düzenlenirken tek ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Hâkim; çocuğun yaşı, alıştığı düzen, eğitim durumu, ebeveynlerin bakım imkânları ve çocukla kurdukları ilişki gibi unsurları birlikte değerlendirir. Ayırt etme gücüne sahip çocukların görüşü de alınır.

Velayet kendisine bırakılmayan ebeveyn ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulur. Bu ilişkinin kapsamı; hafta sonları, dinî bayramlar, yarıyıl ve yaz tatilleri gözetilerek belirlenir. Kararın uygulanmasında yaşanan aksaklıklar için icra yoluna başvurulabilir.

Velayet kararı kesin değildir. Koşulların esaslı biçimde değişmesi hâlinde velayetin değiştirilmesi talebiyle yeniden dava açılabilir.

Nafaka Türleri

Boşanma sürecinde birden fazla nafaka türü gündeme gelir ve bunlar birbirinden farklı koşullara tabidir.

Tedbir nafakası, dava devam ederken geçici olarak hükmedilir ve talep olmasa dahi hâkim tarafından resen değerlendirilebilir. İştirak nafakası, velayet kendisine bırakılmayan ebeveynin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılmasıdır; çocuk ergin oluncaya kadar devam eder. Yoksulluk nafakası ise boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafa, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla bağlanır.

Nafaka miktarı tarafların ekonomik durumuna ve çocuğun ihtiyaçlarına göre belirlenir; kanunda sabit bir tutar öngörülmemiştir. Koşullar değiştiğinde nafakanın artırılması, azaltılması veya kaldırılması istenebilir.

Maddi ve Manevi Tazminat

Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen ve kusuru daha az olan taraf, diğer taraftan maddi tazminat isteyebilir. Kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf ise manevi tazminat talep edebilir. Her iki talepte de kusur karşılaştırması belirleyicidir (Türk Medeni Kanunu m.174). Tazminat talepleri boşanma davası içinde ileri sürülebileceği gibi, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ayrı bir davayla da istenebilir (m.178).

Mal Paylaşımı ve Ziynet Eşyaları

Mal paylaşımı, boşanma davasından ayrı bir dava konusudur ve boşanma kararı kesinleşmeden sonuçlandırılmaz. 1 Ocak 2002’den itibaren yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimidir. Bu tarihten önce evlenen eşler bakımından da, başka bir rejim seçilmemişse 1 Ocak 2002’den sonraki dönem için bu rejim uygulanır; önceki dönem için mal ayrılığı esas alınır (4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m.10). Bu rejimde evlilik içinde edinilen mal varlığı tasfiyeye tabidir; evlilikten önce sahip olunan mallar ile miras, bağış ve kişisel kullanım eşyaları gibi kalemler ise kişisel mal sayılır. Yeni konut ve site yerleşiminin yoğun olduğu Çukurova’daki aile hukuku dosyalarında tasfiye çoğu zaman evlilik içinde alınan konut üzerinden tartışılır; bu nedenle tapu kaydı, edinme tarihi ve ödemelerin hangi kaynaktan yapıldığı ayrı ayrı incelenir.

Ziynet eşyalarına ilişkin talepler ayrıca değerlendirilir. Bu tür taleplerde düğün görüntüleri, tanık beyanları ve satış belgeleri ispat bakımından önem taşır.

Adana’da Boşanma Davası Hangi Mahkemede Görülür?

Boşanma davalarında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise eşlerden birinin yerleşim yeri ya da davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Adana’da bu davalar Adana Adliyesi bünyesindeki aile mahkemelerinde görülür.

Seyhan, Çukurova, Yüreğir ve Sarıçam ilçelerinde ikamet edenlerin dosyaları çoğunlukla merkez adliyede takip edilir. Yetki itirazı ilk itirazlar arasında olduğundan, süresinde ileri sürülmezse mahkeme yetkili hâle gelir; bu nedenle davanın doğru yerde açılması baştan önemlidir.

Boşanma Süreci Ne Kadar Sürer?

Anlaşmalı boşanmada dosya, protokol eksiksizse tek duruşmada sonuçlanabilir. Çekişmeli davalarda süre; dinlenecek tanık sayısına, bilirkişi incelemesi gerekip gerekmediğine, velayet konusunda pedagog raporu alınıp alınmayacağına ve mahkemenin iş yüküne göre değişir. Bu nedenle önceden kesin bir süre belirtmek doğru olmaz.

Karar verildikten sonra istinaf yoluna başvurulması hâlinde süreç uzar. Boşanmanın nüfusa işlenmesi için kararın kesinleşmesi gerekir.

İlk Görüşmeye Nasıl Hazırlanılır?

Görüşmeye gelirken kimlik belgesi, evlilik cüzdanı, varsa çocukların kimlik bilgileri ve elinizdeki delilleri getirmeniz süreci hızlandırır. Ortak mal varlığına ilişkin tapu, ruhsat ve banka bilgileri mal paylaşımı bakımından değerlendirilir.

Olayları tarih sırasıyla kısa bir özet hâlinde yazmanız, tanık olabilecek kişileri not etmeniz ve varsa mesajlaşma kayıtlarını saklamanız yararlı olur. Daha önce açılmış bir dava, uzaklaştırma kararı veya şikâyet varsa bunların da baştan belirtilmesi gerekir.

Adana Genelinde Aile Hukuku Desteği

Büromuz Seyhan ilçesinde, Turhan Cemal Beriker Bulvarı üzerinde bulunmaktadır. Seyhan başta olmak üzere Çukurova, Yüreğir ve Sarıçam ile Adana genelinden gelen aile hukuku dosyalarında vekil olarak hukuki destek sunuyoruz. Adana Adliyesi de büronun bulunduğu ilçede yer aldığından, Seyhan’da açılan dosyaların duruşma ve inceleme işlemleri büroya yakın mesafede yürütülür. Duruşma takibi, dosya inceleme ve süre takibi işlemleri titizlikle yürütülür.

Dava Süresince Alınabilecek Geçici Tedbirler

Boşanma davası açıldığı andan itibaren hâkim, tarafların ve çocukların korunmasına yönelik geçici tedbirlere hükmedebilir. Bu tedbirler dava sonuçlanana kadar geçerlidir ve koşullar değiştiğinde yeniden düzenlenebilir.

Uygulamada en sık başvurulan tedbirler; ortak konutun eşlerden birine tahsis edilmesi, çocuklar bakımından geçici velayet ve kişisel ilişki düzenlemesi, tedbir nafakasına hükmedilmesi ve mal varlığının devrini engellemeye yönelik ihtiyati tedbirlerdir. Taşınmazlar bakımından tapuya şerh konulması, dava sürerken mal kaçırılmasının önüne geçilmesi amacıyla talep edilebilir.

Şiddet ya da şiddet tehlikesi bulunan hâllerde, boşanma davasından bağımsız olarak koruyucu ve önleyici tedbir kararı istenebilir. Bu talep aile mahkemesine yapılabileceği gibi, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kolluk birimlerine de başvurulabilir. Tedbir kararları ilk defasında en çok altı ay için verilebilir; şiddet tehlikesi devam ediyorsa süre uzatılabilir (6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun m.8).

Yurt Dışında Yaşayanların Boşanma Davası

Eşlerden biri ya da her ikisi yurt dışında yaşıyorsa dava Türkiye’de açılabilir. Bu durumda tebligat işlemleri uluslararası usullere tabi olduğundan süreç daha uzun sürebilir. Vekâletname yurt dışındaki Türk konsolosluklarından düzenlenebilir; bu yolla tarafın her duruşmaya bizzat gelmesi gerekmeyebilir. Ancak anlaşmalı boşanmada hâkimin tarafları bizzat dinlemesi gerektiğinden, bu duruşmaya katılım ayrıca planlanmalıdır.

Yabancı bir mahkemede verilmiş boşanma kararı; eşlerin birlikte ya da diğer eş ölmüş veya yabancıysa Türk vatandaşı eşin tek başına başvurması, kararın yetkili makamca verilip kesinleşmiş olması ve Türk kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması koşullarıyla, dava açılmadan konsolosluk veya nüfus müdürlüğü aracılığıyla nüfus kütüğüne tescil edilebilir (5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.27/A). Bu koşullar sağlanamıyorsa ya da kararın velayet, nafaka gibi diğer hükümlerinin de Türkiye’de sonuç doğurması isteniyorsa tanıma veya tenfiz davası açılması gerekir. Karar nüfus kütüğüne işlenene kadar kişi nüfus kayıtlarında evli görünmeye devam eder.

Kararın Kesinleşmesi ve Sonrasında Yapılacaklar

Boşanma kararı verilmesiyle süreç bitmez. Kararın kesinleşmesi için kanun yolu süresinin geçmesi ya da tarafların istinaf hakkından feragat etmesi gerekir. Kesinleşen karar mahkemece nüfus müdürlüğüne bildirilir ve kayıtlara işlenir.

Kesinleşmeden sonra soyadı, mal rejimi tasfiyesi ve nafakanın tahsili gibi başlıklar gündeme gelir. Nafakanın ödenmemesi hâlinde icra takibi başlatılabilir; kararın gereğinin yerine getirilmemesi ayrıca şikâyet konusu edilebilir. Velayet ve kişisel ilişkiye ilişkin hükümlerin uygulanmasında yaşanan sorunlar için de icra yoluna başvurulması mümkündür.

Boşanma Davasında Süreler ve Hak Düşürücü Süreler

Boşanma sebeplerinin bir kısmı belirli sürelere bağlanmıştır ve bu süreler geçtikten sonra o sebebe dayanılamaz. Zina ile hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebeplerinde dava hakkı, davaya hakkı olan eşin sebebi öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle düşer (Türk Medeni Kanunu m.161-162).

Ayrıca affeden tarafın dava hakkı ortadan kalkar. Uygulamada af, açık bir beyanla olabileceği gibi ortak hayatın kayıtsız şartsız sürdürülmesi gibi davranışlardan da çıkarılabilir. Bu nedenle sebebin öğrenildiği tarih ve sonrasında yaşananların kayıt altına alınması önem taşır.

Evlilik birliğinin sarsılması sebebine dayalı davalarda böyle bir hak düşürücü süre bulunmaz. Ancak reddedilen bir boşanma davasının kesinleşmesinden itibaren üç yıl geçmesine rağmen ortak hayat yeniden kurulamamışsa, eşlerden birinin istemi üzerine evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılarak boşanmaya karar verilir (Türk Medeni Kanunu m.166).

Boşanma sebeplerine ilişkin sürelerde sebebin öğrenildiği tarih, kanun yollarında ise kararın tebliğ tarihi esas alınır: istinaf ve temyiz süresi, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftadır (Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.345, m.361). Bu tarihlerin not edilmesi, hak kaybı yaşanmaması için belirleyicidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Anlaşmalı boşanma için evliliğin ne kadar sürmüş olması gerekir?

Kanun anlaşmalı boşanma için evliliğin en az bir yıl sürmüş olmasını arar. Bu süre dolmadan tarafların anlaşması hâlinde dahi anlaşmalı usul uygulanamaz; dosya çekişmeli olarak görülür.

Eşim boşanmak istemiyorsa dava açabilir miyim?

Evet. Karşı tarafın rızası aranmaz; dava çekişmeli olarak görülür. Bu durumda boşanma sebebinin delillerle ispatlanması gerekir ve kusur değerlendirmesi yapılır.

Velayet her zaman anneye mi verilir?

Hayır. Velayette tek ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Çocuğun yaşı, alıştığı düzen ve ebeveynlerin bakım imkânları birlikte değerlendirilir; küçük yaştaki çocuklar bakımından uygulamada anne lehine bir eğilim bulunsa da bu kesin bir kural değildir.

Nafaka miktarı neye göre belirlenir?

Tarafların gelir ve mal varlığı ile çocuğun ihtiyaçları esas alınır. Kanunda sabit bir tutar yoktur. Koşullar sonradan değişirse nafakanın artırılması, azaltılması veya kaldırılması istenebilir.

Mal paylaşımı boşanma davasıyla birlikte mi görülür?

Mal rejiminin tasfiyesi ayrı bir davanın konusudur ve boşanma kararı kesinleşmeden sonuçlandırılmaz. Boşanma davasıyla birlikte açılması mümkündür; bu durumda mahkeme boşanmanın kesinleşmesini bekler. Tasfiyeden doğan alacaklar, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren on yıllık zamanaşımı süresine tabidir.

Boşanma davasında avukatla temsil zorunlu mu?

Zorunlu değildir; taraflar davayı kendileri de takip edebilir. Ancak velayet, nafaka, tazminat ve mal paylaşımı birbirine bağlı başlıklar olduğundan, usul ve süre kurallarının gözden kaçması sonradan telafisi güç sonuçlar doğurabilir.

İlgili İçerikler ve Hizmetler

Diğer çalışma alanlarımızı hizmetlerimiz sayfasından inceleyebilirsiniz. Ceza hukuku kapsamındaki dosyalar için Adana Ceza Avukatı sayfamıza, büro ve çalışma alanları hakkında bilgi için avukatımız sayfasına göz atabilirsiniz. Tüm çalışma alanlarımızı tek sayfada görmek için Adana Hukuk Bürosu sayfamıza bakabilirsiniz.

Konuyla ilgili rehber yazılarımız: Anlaşmalı Boşanma Protokolü Nasıl Hazırlanır?, Boşanma Davası Nasıl Açılır? Süreç ve Sebepler, Nafaka Artırım Davası Nasıl Açılır? Şartları Nelerdir?.

Boşanma süreciyle ilgili hukuki desteğe ihtiyaç duyuyorsanız Avukat Oğuzhan Manga ile iletişime geçebilirsiniz. Görüşme öncesinde elinizdeki belgeleri hazır bulundurmanız değerlendirmeyi hızlandırır.

Boşanma dilekçesi nasıl hazırlanır?

Boşanma dilekçesi; tarafların kimlik bilgileri, evlilik tarihi, boşanma sebebi ve taleplerin (velayet, nafaka, tazminat gibi) açıkça belirtildiği bir dilekçedir. Anlaşmalı ve çekişmeli boşanmada dilekçenin içeriği farklılaşır; dosyanızın niteliğine göre hazırlanması önemlidir.

Anlaşmalı boşanma protokolü nasıl hazırlanır?

Anlaşmalı boşanma protokolü; tarafların velayet, nafaka, tazminat ve mal paylaşımı gibi konularda vardığı mutabakatı yazılı hale getiren belgedir. Protokolün mahkemece kabul edilebilmesi için tarafların iradesini ve kanuni şartları eksiksiz yansıtması gerekir; hazırlık aşamasında hukuki destek almanız önerilir.

Anlaşmalı ve çekişmeli boşanmada avukatla çalışırken nelere bakılabileceğini boşanma davası türüne göre dikkat edilecek noktalar yazımızda anlattık.

© 2026 Avukat Oğuzhan Manga. Tüm hakları saklıdır.  |  KVKK Aydınlatma Metni  |  Çerez Politikası