Avukat Oğuzhan Manga Hukuk Bürosu Adana

Nafaka artırım davası, hükmedilen nafaka miktarının, tarafların mali durumundaki değişiklik ya da hakkaniyet gerekçesiyle yeniden belirlenmesi için açılır. Türk Medeni Kanunu’nun 176/4. maddesi, tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde nafaka miktarının artırılabileceğini ya da azaltılabileceğini düzenler.

İştirak Nafakası ile Yoksulluk Nafakası Arasındaki Fark

İştirak nafakası, Türk Medeni Kanunu’nun 182. maddesine göre, velayet kendisinde olmayan eşin, müşterek çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılmak üzere ödediği nafakadır. Yoksulluk nafakası ise 175. maddede düzenlenir; boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak kaydıyla diğer taraftan malî gücü oranında süresiz nafaka isteyebilir. Bu iki nafaka türü farklı amaçlara hizmet eder ve artırım talebi her biri için ayrı ayrı değerlendirilir.

Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla 175. maddedeki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir. Karar 30 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmış, iptalin yürürlüğe girmesi dokuz ay ertelenmiştir; iptal 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecektir. Bu tarihe kadar mevcut hükümler uygulanmaya devam eder ve kesinleşmiş nafaka kararları kendiliğinden sona ermez. Yoksulluk nafakasının kendisi kaldırılmamıştır; değişen, nafakanın kanunen süresiz bağlanmasıdır. Yasama organının yapacağı yeni düzenleme ve geçiş hükümleri, mevcut nafakaların bu tarihten sonraki durumunu belirleyecektir.

İştirak nafakası çocuk ergin olunca sona erer; eğitimi devam eden ergin çocuk ise ana babasından kendisi nafaka isteyebilir (m.328). Yoksulluk nafakası, alacaklının yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümüyle kendiliğinden kalkar; alacaklının evlenmeksizin fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde ise mahkeme kararıyla kaldırılır (m.176/3).

İki nafakanın artırılması aynı davada istenebilir; bu durumda her talep kendi dayanağına göre ayrı gerekçelendirilir.

Artırım Davası Hangi Şartlarda Açılır?

Nafaka artırım davasının açılabilmesi için, nafakanın belirlendiği tarihten bu yana tarafların mali durumunda bir değişiklik olması ya da hakkaniyetin bunu gerektirmesi gerekir. Uygulamada en sık karşılaşılan gerekçeler, enflasyon nedeniyle nafakanın alım gücünü kaybetmesi, çocuğun yaşının ilerlemesiyle eğitim ve bakım giderlerinin artması ya da nafaka yükümlüsünün gelirinde belirgin bir artış olmasıdır. Mahkeme, bu değişiklikleri somut olayın koşullarına göre değerlendirir.

Dava açılırken, mevcut nafakanın belirlendiği tarihteki koşullar ile güncel koşullar arasındaki fark somut biçimde ortaya konmalıdır. Tarafların gelir belgeleri, çocuğun okul, sağlık ve diğer giderlerine ilişkin belgeler, dava dosyasına delil olarak sunulur.

Artırım Talebinde Sık Yapılan Hatalar

Nafaka artırım davası açarken tekrarlanan bazı hatalar sürecin uzamasına yol açabilir:

Dava Süreci Adım Adım Nasıl İşler?

1. Belgelerin Toplanması

Önceki nafaka kararı, tarafların güncel gelir belgeleri ve çocuğun giderlerine ilişkin kayıtlar bir araya getirilir.

2. Dilekçenin Hazırlanması

Mevcut nafaka ile talep edilen yeni miktar arasındaki fark, somut gerekçelerle dilekçede ortaya konur.

3. Davanın Açılması

Dava, yetkili aile mahkemesinde açılır; dava şartı arabuluculuk aranmaz.

4. Delillerin Sunulması ve İnceleme

Mahkeme, sunulan gelir ve gider belgelerini inceleyerek tarafların mali durumundaki değişikliği değerlendirir.

5. Karar

Mahkeme, dava tarihinden itibaren geçerli olacak yeni nafaka miktarını belirler.

Nafaka Miktarı Nasıl Güncellenir?

Artırım davasında, belirlenen nafakanın sonraki yıllarda her yıl ÜFE ya da TÜFE oranında kendiliğinden artmasına karar verilmesi de talep edilebilir. Bu talep kabul edilirse her yıl yeniden dava açma ihtiyacı azalır; kararın içeriği mahkemenin takdirine bağlıdır.

Örnek Bir Artırım Süreci

Bir anne, boşanma kararında belirlenen iştirak nafakasının üzerinden birkaç yıl geçtikten sonra, çocuğun ortaokula başlamasıyla eğitim giderlerinin belirgin biçimde arttığını fark etmişti. Okul kayıt ücreti, servis ve kurs giderlerini gösteren fişleri ve dekontları bir araya getirmiş, ayrıca babanın gelirinde son iki yılda yaşanan artışı gösteren maaş bordrolarına ulaşmıştı. Bu belgelerle aile mahkemesinde artırım davası açmış, mahkeme sunulan belgeleri inceleyerek nafakanın dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere belirli bir oranda artırılmasına karar vermişti. Bu örnek, somut ve güncel belgelerle desteklenen taleplerin değerlendirilmesinde kolaylık sağladığını gösterir.

Nafaka Artırım Davasında Neler Talep Edilebilir?

Mahkeme yeni nafaka miktarını dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere belirler; dava öncesindeki döneme ilişkin artış istenemez. Bu nedenle mali durumdaki değişiklik fark edildikten sonra davanın gecikmeden açılması önemlidir.

Talep edilen miktarın gelir-gider verilerine dayanması gerekir; kabul edilmeyen kısım bakımından yargılama gideri ve karşı taraf vekâlet ücretine hükmedilebilir.

Görevli Mahkeme ve Dava Şartı

Nafaka artırım davasında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile hukukundan doğan bu tür davalarda dava şartı arabuluculuk uygulanmaz; taraflar doğrudan dava açabilir. Yetkili mahkeme, tarafların yerleşim yerine göre belirlenir.

Davanın açılmasıyla birlikte, mevcut nafaka ödemesi dava sonuçlanana kadar aynen devam eder; dava süreci, mevcut nafaka yükümlülüğünü kendiliğinden durdurmaz.

Azaltma Talebi de Mümkün müdür?

176/4. madde yalnız artırımı değil, nafaka yükümlüsünün mali durumunun kötüleşmesi hâlinde azaltma talebini de düzenler. Yükümlünün gelirinde ciddi bir düşüş yaşanması, işini kaybetmesi ya da sağlık durumunun değişmesi gibi durumlarda azaltma davası açılabilir. Azaltma davasında da değişiklik somut belgelerle (işten çıkarılma yazısı, sağlık raporu, güncel gelir belgesi gibi) ortaya konmalıdır.

Nafaka Ödemesi Aksatılırsa Ne Yapılabilir?

Nafaka alacaklısı, hükmedilen nafakanın ödenmemesi hâlinde icra takibi başlatabilir. Nafaka kararına uyulmaması ayrıca tazyik hapsi yaptırımına konu olabilir.

Nafaka artırım davası ile icra takibi birbirinden bağımsız süreçlerdir; nafakanın miktarında artış talep edilmesi, biriken eski dönem alacaklarının tahsilini engellemez. Her iki süreç, ihtiyaca göre birlikte de yürütülebilir.

Tazyik hapsi, alacaklının şikâyeti üzerine icra ceza mahkemesince üç aya kadar verilir; borçlu nafaka borcunu öderse tahliye edilir (İİK m.344).

Sıkça Sorulan Sorular

Nafaka artırım davası hangi mahkemede açılır?

Aile mahkemesinde açılır; dava şartı arabuluculuk aranmaz.

İştirak nafakası ile yoksulluk nafakası aynı davada mı artırılır?

Talebe göre birlikte ya da ayrı ayrı ileri sürülebilir; her ikisi de kendi şartları çerçevesinde değerlendirilir.

Nafaka her yıl otomatik olarak artar mı?

Hayır. Otomatik bir artış mekanizması yoktur; artırım için ayrıca dava açılması ya da mahkemenin kararında buna yönelik bir düzenleme yapması gerekir.

Nafaka yükümlüsü azaltma talebinde bulunabilir mi?

Evet. Mali durumun kötüleşmesi hâlinde nafakanın azaltılması için dava açılabilir.

Artırım davası için hangi belgeler gerekir?

Tarafların güncel gelir durumunu, çocuğun giderlerini ve önceki nafaka kararını gösteren belgeler dava dosyasına sunulur.

Nafaka artırım davası açmak için belirli bir süre beklemek gerekir mi?

Kanunda belirli bir bekleme süresi öngörülmez; koşullardaki değişikliğin somut ve makul biçimde ortaya konması esastır.

Nafaka yükümlüsü işini kaybederse ne yapabilir?

Mali durumundaki kötüleşmeyi somut belgelerle ortaya koyarak nafakanın azaltılması için dava açabilir.

Nafaka artırım ya da azaltma talebinizin değerlendirilmesi için Adana boşanma avukatı sayfamıza göz atabilir, sorularınız için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz. Anlaşmalı boşanma sürecinde nafakanın nasıl belirlendiğini anlaşmalı boşanma protokolü yazımızdan inceleyebilirsiniz.

Bir Yanıt

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

© 2026 Avukat Oğuzhan Manga. Tüm hakları saklıdır.  |  KVKK Aydınlatma Metni  |  Çerez Politikası