Avukat Oğuzhan Manga Hukuk Bürosu Adana

Adana Sözleşmeler Hukuku Avukatı arayışı çoğunlukla imzalanmadan önce gözden geçirilmesi istenen bir sözleşme, hazırlanması gereken bir metin ya da karşı tarafın yükümlülüğünü yerine getirmediği bir uyuşmazlıkla başlar. Bu sayfada sözleşme hukukunun hangi aşamaları kapsadığını, sözleşme hazırlanırken ve incelenirken nelere dikkat edildiğini, sözleşmeye aykırılıktan doğan taleplerin genel çerçevesini ve Adana’da bu dosyaların hangi mercilerde yürütüldüğünü anlatıyoruz. Amaç, sürecin hangi adımlardan geçtiğini önceden görmenizi sağlamaktır.

Adana Sözleşmeler Hukuku Avukatı: sözleşme hazırlama, inceleme ve risk değerlendirmesi bilgi kartı

Sözleşme Hukuku Hangi Aşamaları Kapsar?

Sözleşme hukuku, tarafların bir araya gelip yükümlülük üstlendiği andan itibaren başlar ve sözleşmenin tamamen ifa edilmesine ya da sona ermesine kadar uzanan sürecin tamamını kapsar. Uygulamada bu süreç dört ana aşamaya ayrılır: sözleşmenin hazırlık ve müzakere aşaması, imza öncesi inceleme, ifa süreci ve son olarak ifa edilmeyen veya eksik ifa edilen yükümlülüklerden doğan uyuşmazlık aşaması. Her aşamanın kendine özgü riskleri ve dikkat edilmesi gereken noktaları vardır.

Hazırlık aşamasında tarafların iradesinin sözleşme metnine doğru yansıtılması, müzakere sırasında verilen sözlü taahhütlerin yazılı hale getirilip getirilmediği önem taşır. İfa aşamasında ise sözleşmede öngörülen sürelere ve şartlara uygunluk takip edilir; bu takibin düzenli yapılmaması, temerrüdün geç fark edilmesine yol açabilir.

Sözleşmenin türü de (satış, hizmet, kira, eser, ortaklık gibi) hangi hükümlerin zorunlu, hangilerinin tarafların serbest iradesine bırakıldığını belirler. Bazı sözleşme türlerinde kanun emredici hükümler öngörür ve bu hükümlerin aksine sözleşme yapılması geçersizlik riski taşır; bu nedenle sözleşmenin türüne göre özel bir inceleme yapılması önerilir.

Sözleşme hukukunun temel kaynağı Türk Borçlar Kanunu’dur; güncel metne mevzuat.gov.tr üzerinden ulaşılabilir. Ticari sözleşmelere özgü hükümler için ise Türk Ticaret Kanunu ayrıca dikkate alınır.

Sözleşme Hazırlanırken Dikkat Edilen Noktalar

Bir sözleşme hazırlanırken öncelikle tarafların kimliği ve yetkisi doğru şekilde belirtilmelidir; özellikle şirket adına imza atan kişinin temsil yetkisinin bulunup bulunmadığı kontrol edilir. Edimin konusu, yani kimin neyi, ne zaman ve nasıl yerine getireceği açık ve tartışmaya yer bırakmayacak biçimde yazılmalıdır.

Temerrüt hâlinde işleyecek hükümler (gecikme faizi, cezai şart, fesih hakkı) sözleşmenin en kritik bölümlerinden biridir. Cezai şartın miktarı ve tetiklenme koşulları net yazılmadığında, ileride bu hükmün uygulanabilirliği tartışmalı hâle gelebilir. Ayrıca mücbir sebep hükmü, hangi olayların mücbir sebep sayılacağını ve bu durumda tarafların hak ve yükümlülüklerinin ne olacağını düzenler; bu hükmün eksikliği beklenmedik olaylarda tarafları savunmasız bırakabilir.

Cayma Bedeli ve Fesih Şartları

Sözleşmede taraflardan birine tek taraflı fesih hakkı tanınıyorsa, bu hakkın hangi koşullarda ve ne kadar önceden bildirimle kullanılabileceği açıkça yazılmalıdır. Cayma bedeli öngörülüyorsa, bu bedelin hangi durumda ve nasıl hesaplanacağı belirsiz bırakılmamalıdır; belirsizlik, fesih anında taraflar arasında yeni bir uyuşmazlık doğmasına yol açabilir.

Süreli sözleşmelerde sürenin bitiminde kendiliğinden yenilenip yenilenmeyeceği (zımni temdit) de sıkça ihmal edilen bir noktadır. Bu hükmün açık yazılmaması, sözleşmenin taraflardan birinin beklemediği şekilde uzamasına veya sona ermesine neden olabilir.

Sözleşmenin İncelenmesi ve Risk Değerlendirmesi

İmzadan önce yapılan hukuki inceleme, sözleşmenin taraflar arasındaki fiili ilişkiyi doğru yansıtıp yansıtmadığını, sorumluluk sınırlama ve muafiyet hükümlerinin dengeli olup olmadığını, fesih ve cayma koşullarının açık olup olmadığını değerlendirir. Özellikle karşı tarafın hazırladığı standart (matbu) sözleşmelerde bu inceleme büyük önem taşır; standart şartlar içeren sözleşmelerde bir tarafın aleyhine olağan dışı hükümler bulunması hâlinde bu hükümlerin geçerliliği ayrıca tartışılabilir.

İnceleme sırasında özellikle şu noktalara bakılır: yetkili mahkeme veya tahkim şartının varlığı ve kapsamı, uygulanacak hukukun belirlenip belirlenmediği, gizlilik ve rekabet yasağı hükümlerinin ölçülü olup olmadığı, teminat ve garanti hükümlerinin yeterliliği. Bu unsurlardan herhangi biri eksik veya belirsiz bırakıldığında, sözleşmenin ifası sırasında ortaya çıkabilecek anlaşmazlıkların çözümü zorlaşır.

Sözleşmenin dili kadar, öngörülen ihtilaf çözüm yöntemi de önemlidir. Taraflar, uyuşmazlık hâlinde doğrudan dava yoluna gitmek yerine önce müzakere veya arabuluculuk yoluna başvurmayı sözleşmede kararlaştırabilir; bazı sözleşmelerde tahkim şartına da yer verilir. Hangi yöntemin taraflar için daha uygun olduğu, ilişkinin niteliğine ve tarafların önceliklerine göre değerlendirilir.

Sözleşmeye Aykırılıktan Doğan Talepler

Taraflardan biri sözleşmedeki yükümlülüğünü hiç veya gereği gibi yerine getirmezse, diğer taraf duruma göre aynen ifa, fesih veya tazminat taleplerinden birini ileri sürebilir. Hangi talebin uygun olduğu, ihlalin ağırlığına, sözleşmenin niteliğine ve tarafın menfaatine göre değişir; örneğin edimin ifası hâlâ mümkünse aynen ifa talebi, ilişkinin sürdürülmesi mümkün değilse fesih ve buna bağlı tazminat talebi gündeme gelebilir.

Bu taleplerin tazminat boyutu (talep edilebilecek kalemler, ispat yükü ve hesaplama yöntemi) genel çerçevede tazminat hukuku sayfamızda ayrıca ele alınmaktadır; burada yalnızca sözleşmeye aykırılığın hangi talep türlerini doğurabileceğinin çerçevesi çizilmiştir.

İhtarname ve Temerrüdün Tespiti

Sözleşmeye aykırılık iddiasında bulunmadan önce, çoğu durumda karşı tarafa ihtarname göndererek temerrüde düşürülmesi gerekir. İhtarname, hangi yükümlülüğün yerine getirilmediğini ve buna ilişkin süreyi açıkça belirtmelidir; bu belge ileride açılacak bir davada veya arabuluculuk sürecinde temel dayanaklardan biri olur.

Borcun ifa edileceği gün taraflarca birlikte belirlenmişse, bu günün geçmesiyle ihtara gerek kalmadan temerrüt gerçekleşir (Türk Borçlar Kanunu m.117). Sözleşmeden edimin belirli bir zamanda ifa edilmesinin esaslı olduğu anlaşılıyorsa (kesin vadeli işlem), alacaklı ayrıca ek süre vermeden seçimlik haklarını kullanabilir. Sözleşmenin bu yönden nasıl nitelendirileceği, metnin ve tarafların iradesinin yorumlanmasıyla belirlenir.

Sık Kullanılan Sözleşme Türleri

Uygulamada en sık karşılaşılan sözleşme türleri arasında satış sözleşmesi, kira sözleşmesi, hizmet sözleşmesi ve eser sözleşmesi sayılabilir. Her türün kendine özgü riskleri vardır ve genel sözleşme hükümlerinin yanında bu türlere özgü kanuni düzenlemeler de dikkate alınmalıdır.

Satış sözleşmelerinde ayıplı ifa ve ayıba karşı tekeffül hükümleri, teslim ve mülkiyetin geçiş anı öne çıkan konulardır. Kira sözleşmelerinde kira bedelinin belirlenmesi, tahliye şartları ve kiracının/kiraya verenin yükümlülükleri ayrı bir uzmanlık gerektirir; bu konudaki ayrıntılı bilgi kira hukuku sayfamızda yer almaktadır. Hizmet sözleşmelerinde ifanın hangi standartta gerçekleştirileceğinin net tanımlanması, kabul kriterleri konusunda anlaşmazlık çıkmasını önler. Eser sözleşmelerinde ise eserin teslim süresi, ayıp hükümleri ve bedelin muacceliyeti öne çıkan konulardandır.

Ticari Sözleşmelerde Ek Hususlar

Taraflardan en az birinin tacir olduğu ticari sözleşmelerde, tacir olmanın getirdiği basiretli iş adamı gibi davranma yükümlülüğü ve ticari örf-adetin dikkate alınması gibi ek unsurlar devreye girer. Bu konudaki daha ayrıntılı bilgiye ticaret hukuku sayfamızdan ulaşabilirsiniz; bu sayfada yalnızca genel sözleşme hukuku çerçevesi anlatılmaktadır.

Standart Sözleşmeler ve Genel İşlem Şartları

Bir tarafın önceden hazırlayıp diğer tarafın müzakere imkânı olmadan kabul ettiği standart sözleşme hükümleri (genel işlem şartları), kanunda özel bir korumaya tabidir. Karşı tarafın makul olarak beklemeyeceği, alışılmışın dışında hükümler (sürpriz hükümler) yazılmamış sayılabilir; ayrıca dürüstlük kuralına aykırı biçimde diğer tarafı aşırı derecede zarara uğratan hükümler geçersiz sayılabilir.

Bu koruma özellikle tüketici sözleşmelerinde ve bir tarafın pazarlık gücünün belirgin şekilde daha zayıf olduğu ilişkilerde önem kazanır. Standart bir sözleşmeyi imzalamadan önce, sözleşmenin tamamının okunması ve anlaşılmayan hükümlerin açıklattırılması önerilir.

Elektronik Sözleşmeler ve Dijital İmza

Günümüzde birçok sözleşme elektronik ortamda, e-posta yazışmaları veya elektronik imza ile kurulmaktadır. Güvenli elektronik imza ile imzalanan bir belge, kanunda öngörülen koşullar altında ıslak imzalı belge ile aynı hukuki sonucu doğurabilir. Elektronik yazışmaların (özellikle e-posta üzerinden yapılan teklif ve kabul beyanlarının) da sözleşme kurulumuna delil teşkil edebileceği unutulmamalıdır; bu nedenle önemli ticari yazışmaların saklanması önerilir.

Yabancı Unsurlu Sözleşmelerde Dikkat Edilecek Noktalar

Taraflardan birinin yurt dışında yerleşik olduğu sözleşmelerde, hangi ülke hukukunun uygulanacağı ve uyuşmazlık çıktığında hangi mahkemenin veya tahkim kurumunun yetkili olacağı ayrı bir önem taşır. Bu unsurlar sözleşmede açıkça belirlenmediğinde, uyuşmazlık anında önce hangi hukukun ve hangi merciin uygulanacağının tespiti gerekir; bu da süreci uzatan ayrı bir aşama oluşturur.

Farklı ülke hukuklarının teslim, ödeme, ayıp ve sorumluluk konularında birbirinden farklı kurallar öngörebilmesi nedeniyle, yabancı unsurlu sözleşmelerde tarafların yükümlülüklerinin hangi hukuka göre değerlendirileceğinin baştan netleştirilmesi önerilir. Ödeme para biriminin ve kur riskinin kim üzerinde kalacağının da açıkça yazılması, ileride doğabilecek belirsizlikleri önler.

Sözleşmenin Süresi, Yenilenmesi ve Sona Ermesi

Belirli süreli sözleşmelerde sürenin bitiminde ilişkinin nasıl sona ereceği veya kendiliğinden yenilenip yenilenmeyeceği (zımni temdit) sözleşmede düzenlenmelidir. Yenileme öngörülüyorsa, yenilemenin hangi koşullarda ve hangi sürede önceden bildirimle engellenebileceği açık yazılmalıdır; aksi hâlde taraflardan biri istemediği hâlde ilişkinin uzadığını fark edebilir.

Belirsiz süreli sözleşmelerde ise taraflardan her biri kural olarak makul bir süre önceden bildirimde bulunarak sözleşmeyi sona erdirebilir. Bildirim süresinin makul olup olmadığı; ilişkinin süresi, tarafın yaptığı yatırımlar ve sözleşmenin niteliği gibi unsurlar dikkate alınarak değerlendirilir. Sözleşmenin haksız veya yetersiz bildirimle sona erdirilmesi, karşı tarafa tazminat talebi doğurabilir.

İbra ve Alacaktan Feragat

Sözleşme ilişkisi sona ererken taraflar arasında imzalanan ibra veya sulh sözleşmeleri, ileride aynı konuda tekrar talepte bulunulmasını genellikle engeller. Bu tür belgelerin imzalanmadan önce kapsamının ve hangi alacakları içerdiğinin dikkatle değerlendirilmesi, sonradan fark edilen bir alacağın talep edilememesi riskini azaltır.

Kurumsal Müvekkillere Sürekli Sözleşme Danışmanlığı

Tek seferlik bir sözleşmenin hazırlanması veya incelenmesinin yanında, işletmelerin düzenli olarak akdettiği tip sözleşmelerin (satış şartları, tedarikçi sözleşmeleri, hizmet sözleşmeleri gibi) standart bir şablon hâline getirilmesi de talep edilebilir. Bu çalışma, her yeni ilişkide sözleşmenin sıfırdan hazırlanması yerine, önceden hukuki incelemeden geçmiş bir şablonun güncellenerek kullanılmasını sağlar ve tekrar eden risklerin önceden bertaraf edilmesine yardımcı olur.

Sürekli danışmanlık kapsamında, işletmenin karşılaştığı yeni sözleşme taleplerinin düzenli olarak incelenmesi ve şirket içi onay sürecine hukuki görüş sağlanması da mümkündür. Bu modelin kapsamı ve şekli, işletmenin büyüklüğüne ve ihtiyacına göre ayrıca değerlendirilir.

Temsil Yetkisi ve Vekaletle Sözleşme İmzalanması

Bir sözleşme, tarafın kendisi yerine bir vekil veya yetkili temsilci tarafından da imzalanabilir. Bu durumda temsilcinin yetki belgesinin (vekaletname veya imza sirküleri) kapsamının, imzalanacak sözleşme türünü karşılayıp karşılamadığının kontrol edilmesi gerekir. Yetkisiz temsilci tarafından imzalanan bir sözleşme, asıl tarafça sonradan onaylanmadığı sürece o tarafı bağlamayabilir; bu durum özellikle şirketleri temsilen imza atan kişilerde önem taşır.

Şirket adına imza yetkisi genellikle ticaret sicilinde tescil edilmiş imza sirkülerinde belirtilir ve tek imza veya çift imza gibi usullere bağlanabilir. Sözleşmenin şirketi bağlaması için bu usule uygun imzalanmış olması gerekir; usule aykırı imzalanan bir sözleşmenin geçerliliği ayrıca tartışma konusu olabilir.

Şahsen İfa Gereken Yükümlülükler ve Devir Yasağı

Bazı sözleşme türlerinde borçlunun kişisel niteliği (uzmanlığı, becerisi veya güveni) esas alınır ve bu tür yükümlülükler kural olarak başkasına devredilemez; örneğin belirli bir kişinin sanatsal veya mesleki hizmetini konu alan sözleşmeler bu niteliktedir. Buna karşılık para borcu gibi kişisel nitelik taşımayan yükümlülüklerde, alacaklının onayıyla borcun üçüncü bir kişiye devri (borç nakli) mümkün olabilir.

Sözleşmede borcun veya sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerin bütünüyle üçüncü bir kişiye devredilip devredilemeyeceği (sözleşmenin devri) açıkça düzenlenmemişse, bu konuda karşı tarafın onayının aranıp aranmayacağı ayrıca değerlendirilmesi gereken bir noktadır.

Uluslararası Ticari Sözleşmelerde Ek Hususlar

Yurt dışındaki taraflarla yapılan sözleşme türleri arasında distribütörlük, bayilik ve franchise sözleşmeleri de sık görülür. Bu tür sözleşmelerde marka veya ürün kullanım hakkının kapsamı, süresi ve bölgesel sınırları; sözleşme sona erdiğinde tarafın markayı veya know-how’ı kullanmaya devam edip edemeyeceği ayrıca düzenlenmelidir. Bu konulardaki ticari boyut, genel sözleşme hukuku çerçevesinin ötesinde ticaret hukuku sayfamızda ele alınan konularla da kesişebilir.

Sözleşmenin Değiştirilmesi ve Ek Protokoller

Bir sözleşme kurulduktan sonra taraflar, ek bir protokol veya zeyilname ile sözleşme hükümlerini değiştirebilir. Değişikliğin geçerli olması için, kural olarak asıl sözleşmenin tabi olduğu şekil şartına uyulması ve değişikliğin taraflarca imzalanması gerekir. Sözlü olarak yapılan bir değişikliğin, yazılı sözleşmede öngörülen “yazılı değişiklik” şartına rağmen geçerli sayılıp sayılmayacağı, somut olayın koşullarına göre ayrıca değerlendirilir.

Ek protokollerin asıl sözleşmeyle çelişen hükümler içermesi hâlinde, hangi metnin esas alınacağı genellikle protokolün tarihine ve tarafların iradesine göre belirlenir; bu nedenle değişiklik yapılırken hangi maddelerin güncellendiğinin açıkça belirtilmesi, ileride yorum farklılıklarını önler.

Dosyaya Hazırlık: Getirilmesi Yararlı Belgeler

Belge Neden Gerekli
Sözleşmenin aslı veya imzalı örneği Tarafların yükümlülüklerinin ve hükümlerin tespiti için
Varsa ekler, protokoller ve sonradan yapılan değişiklikler Sözleşmenin güncel hâlinin doğru tespiti için
Taraflar arası yazışmalar (e-posta, mesaj) Müzakere sürecinin ve tarafların iradesinin ortaya konması için
İhtarname örneği (gönderildiyse) Temerrüdün ve bildirilen taleplerin belgelenmesi için
Ödeme dekontları, fatura veya teslim belgeleri İfanın gerçekleşip gerçekleşmediğinin ispatı için

Adana’da Sözleşme Uyuşmazlıkları Hangi Mercilerde Görülür?

Sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme, tarafların sıfatına ve uyuşmazlığın konusuna göre değişir. Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili sözleşme uyuşmazlıkları ile kanunda sayılan mutlak ticari davalar asliye ticaret mahkemesinde görülür (Türk Ticaret Kanunu m.4-5). Tüketici işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemesi, kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda sulh hukuk mahkemesi, diğer sözleşme uyuşmazlıklarında ise kural olarak asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Adana’da bu dosyalar Adana Adliyesi bünyesindeki ilgili mahkemelerde yürütülür.

Bazı sözleşme uyuşmazlıklarında, özellikle konusu belli bir parayı içeren ticari nitelikli alacak ve tazminat taleplerinde, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartı olarak aranabilir. Ticari alacaklar yanında tüketici ve kira uyuşmazlıkları da dava şartı arabuluculuk kapsamındadır. Başvuru adliyedeki arabuluculuk bürosuna yapılır; taraflar bir araya gelerek anlaşma arar, anlaşma sağlanamazsa süreç bir tutanakla sona erer ve dava açma yolu bu tutanakla birlikte kullanılabilir. Arabuluculuğun dava şartı olduğu hâllerde bu aşama atlanarak doğrudan dava açılması, davanın usulden reddiyle sonuçlanabilir; bu nedenle dava açmadan önce arabuluculuğun zorunlu olup olmadığının kontrol edilmesi önemlidir.

İlk Görüşmeye Nasıl Hazırlanılır?

İlk görüşmede sözleşmenin taraflarının kim olduğu, sözleşmenin nasıl kurulduğu ve mevcut yazışmaların içeriği konuşulur. Elinizdeki sözleşme metnini, varsa eklerini ve karşı tarafla yaptığınız yazışmaları getirmeniz değerlendirmeyi kolaylaştırır. Bir ihtarname gönderildiyse tarihi ve içeriği de süreç bakımından önemlidir.

Henüz imzalanmamış bir sözleşme için görüşme talep ediyorsanız, taslak metni ve müzakere sürecinde konuşulan noktaları da paylaşmanız, incelemenin daha isabetli yapılmasını sağlar.

Açılmış bir dosyanız varsa, duruşma günü ve dosya hareketlerini UYAP Vatandaş Portalı üzerinden kendiniz de takip edebilirsiniz. Görüşmeye gelirken sözleşmenin ve varsa dosya esas numarasını not etmeniz, hangi aşamada olunduğunun hızlıca görülmesini sağlar.

Sözleşmenizin hazırlanması, incelenmesi veya bir uyuşmazlığın değerlendirilmesi için iletişim sayfasından randevu talep edebilirsiniz. Görüşmeler randevu ile yürütülür.

Sıkça Sorulan Sorular

Sözlü olarak yapılan bir sözleşme geçerli midir?

Kanunda özel bir şekil şartı öngörülmediği sürece birçok sözleşme türü sözlü olarak da kurulabilir. Ancak sözlü anlaşmaların ispatı yazılı belgelere göre daha güçtür; bu nedenle önemli sözleşmelerin yazılı hâle getirilmesi önerilir.

Sözleşmede yetkili mahkeme belirtilmemişse ne olur?

Sözleşmede yetkili mahkeme kararlaştırılmamışsa, kanunda öngörülen genel ve özel yetki kuralları uygulanır. Bu durumda hangi mahkemenin yetkili olduğu, davanın konusuna ve tarafların ikametgahına göre ayrıca değerlendirilir.

Karşı taraf sözleşmeyi imzalamadan önce sözlü olarak farklı bir şey söylediyse bu bağlayıcı mıdır?

Yazılı sözleşme genellikle tarafların son iradesini yansıtır ve sözlü beyanlarla çelişen hükümler bakımından yazılı metin esas alınır. Ancak sözlü beyanın müzakere sürecine dair yazışmalarla desteklendiği durumlarda bu husus ayrıca değerlendirmeye konu olabilir.

Sözleşmeyi tek taraflı feshedebilir miyim?

Sözleşmede fesih hakkı öngörülmüşse bu hak sözleşmedeki koşullarla kullanılır. Öngörülmemişse; belirsiz süreli sürekli sözleşmelerde uygun bir bildirim süresiyle, karşı tarafın temerrüdü hâlinde kanundaki seçimlik haklar çerçevesinde ve haklı sebebin varlığında sözleşme sona erdirilebilir. Hangi yolun uygulanacağı sözleşmenin türüne göre değerlendirilir.

İhtarname göndermeden dava açabilir miyim?

Her sözleşme uyuşmazlığında ihtarname göndermek zorunlu değildir, ancak temerrüdün ve talebin belgelenmesi açısından genellikle önerilir. Bazı özel süreçlerde ihtarname veya belirli bir başvuru dava şartı niteliği taşıyabilir; bu, uyuşmazlığın türüne göre değerlendirilir.

Elektronik ortamda kurulan bir sözleşme mahkemede delil olarak kullanılabilir mi?

Güvenli elektronik imza ile imzalanan belgeler kanunda öngörülen koşullarda ıslak imzalı belge gibi delil teşkil edebilir. E-posta yazışmaları da tarafların iradesini gösteren destekleyici delil olarak değerlendirilebilir; bu nedenle önemli yazışmaların saklanması önerilir.

Sözleşmeye aykırılık nedeniyle hem fesih hem tazminat talep edebilir miyim?

Somut olayın koşullarına göre fesih ile birlikte tazminat talep edilmesi mümkün olabilir. Hangi taleplerin birlikte ileri sürülebileceği, ihlalin niteliğine ve sözleşme hükümlerine göre değerlendirilir; ayrıntılı tazminat hesabı için değerlendirme yapılması gerekir.

Sözleşmede cezai şart varsa ayrıca zarar ispatlamam gerekir mi?

Cezai şart kararlaştırılmışsa, kural olarak alacaklının ayrıca bir zarara uğradığını ispatlamasına gerek kalmaksızın cezai şartı talep edebilmesi mümkündür. Ancak cezai şartın miktarı ve tetiklenme koşulları sözleşmede net yazılmamışsa, bu konuda ayrı bir değerlendirme gerekebilir.

İlgili İçerikler ve Hizmetler

Sözleşme uyuşmazlıkları çoğu zaman başka bir hukuk alanıyla iç içe geçer. Ticari nitelikteki sözleşmeler ticaret hukuku çerçevesinde, kira sözleşmeleri kira hukuku çerçevesinde, sözleşmeye aykırılıktan doğan tazminat talepleri ise tazminat hukuku çerçevesinde ayrıca değerlendirilir. Bu başlıklardan hangisinin sizin dosyanızı ilgilendirdiğini ilk görüşmede birlikte belirleyebiliriz. Hizmetlerimizin tamamına hizmetlerimiz sayfamızdan ulaşabilirsiniz. Tüm çalışma alanlarımızı tek sayfada görmek için Adana Hukuk Bürosu sayfamıza bakabilirsiniz.

Sözleşmenizin hazırlanması ya da incelenmesi için Adana Barosu avukatımız ile iletişime geçebilirsiniz.

© 2026 Avukat Oğuzhan Manga. Tüm hakları saklıdır.  |  KVKK Aydınlatma Metni  |  Çerez Politikası