Adana Ceza Avukatı arayışı çoğu zaman planlanmış bir araştırmayla değil; bir yakalama, savcılık çağrısı, kolluk davetiyesi ya da beklenmedik bir soruşturma bildirimiyle başlar. Büromuz Seyhan’dadır; Seyhan, Çukurova, Yüreğir, Sarıçam ve Adana genelinden gelen ceza dosyalarında müdafi ve vekil olarak görev alıyoruz. Bu sayfada ceza yargılamasının hangi aşamalardan oluştuğunu, bu aşamalarda müdafi desteğinin hangi işlemleri kapsadığını ve Adana’da dosyaların hangi mercilerde yürütüldüğünü bilgilendirici bir dille aktarıyoruz. Amacımız, süreci baştan sona anlaşılır kılmak ve kanunda öngörülen sürelerin kaçırılmasından doğabilecek hak kayıplarını önlemeye yönelik adımları özetlemektir.
Ceza Yargılaması Hangi Aşamalardan Oluşur?
Türk ceza muhakemesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) çerçevesinde iki temel evreye ayrılır: soruşturma ve kovuşturma. Bu ayrım teknik bir ayrıntı değildir; her iki evrede tarafların sıfatı, başvurulabilecek merciler ve kullanılabilecek hukuki imkânlar birbirinden farklıdır. Dosyanın hangi evrede olduğunu bilmek, atılacak adımı belirleyen ilk sorudur.
Soruşturma Evresi
Kanundaki tanıma göre soruşturma, yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evredir (5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.2). Cumhuriyet savcısı, bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez işin gerçeğini araştırmaya başlar (m.160); Adana’da bu görevi Adana Cumhuriyet Başsavcılığı yürütür ve kolluk birimleri savcının talimatıyla hareket eder. Bu evrede hakkında işlem yapılan kişi “şüpheli” sıfatını taşır. Savcılık, hem şüphelinin lehine hem aleyhine olan delilleri toplamakla yükümlüdür. Soruşturma evresi ya kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla ya da iddianame düzenlenmesiyle sonuçlanır.
Soruşturma dosyasının incelenmesi kural olarak mümkündür; müdafi, dosya içeriğini inceleyebilir ve belgelerden örnek alabilir. Ancak kanunda sayılan bazı suçlara ilişkin soruşturmalarda, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek hâllerde Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim kararıyla bu yetkiye kısıtlama getirilebilir; kısıtlama kararı olsa bile şüphelinin ifade tutanağı, bilirkişi raporları ve müdafiin hazır bulunmaya yetkili olduğu adli işlemlere ilişkin tutanaklar incelenebilir (5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.153). Kısıtlama kararı bulunan dosyalarda hangi belgelere erişilebildiğinin baştan tespit edilmesi, savunmanın hangi bilgiler üzerine kurulacağını belirler.
Bu aşamada müdafi desteği; ifade öncesi bilgilendirme, ifadeye katılım, dosya kapsamında delil toplanmasını talep etme, koruma tedbirlerine itiraz ve savcılığa yazılı beyan sunma gibi işlemleri kapsar. Soruşturma evresinde yapılan ya da yapılmayan işlemler, dosyanın kovuşturma evresindeki seyrini doğrudan etkileyebildiği için erken aşamada atılan adımlar önem taşır.
Kovuşturma Evresi
Soruşturma sonunda toplanan deliller suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa Cumhuriyet savcısı iddianame düzenler (CMK m.170). İddianamenin görevli mahkemece kabul edilmesiyle kovuşturma evresi başlar ve şüpheli artık “sanık” sıfatını alır. Bu evrede yargılama duruşmalı olarak yürütülür; tanıklar dinlenir, bilirkişi raporları değerlendirilir, deliller tartışılır ve savunma yapılır. Kovuşturma, mahkemenin hüküm kurmasıyla sona erer.

Yakalama, Gözaltı ve İfade Sürecinde Müdafi Desteği
Ceza dosyalarında en kritik anlardan biri, kişinin ilk kez kolluk ya da savcılık önüne çıktığı andır. CMK uyarınca şüpheli ve sanık, soruşturmanın ve kovuşturmanın her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin hukuki yardımından yararlanabilir. Bu hak, kişinin ekonomik durumundan bağımsızdır; müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan eden kişiye istemi hâlinde bir müdafi görevlendirilir (CMK m.150). Soruşturma evresinde ifade almada en çok üç avukat hazır bulunabilir; avukatın şüpheli veya sanıkla görüşme, ifade alma veya sorgu süresince yanında olma ve hukuki yardımda bulunma hakkı engellenemez, kısıtlanamaz (CMK m.149). Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık çocuk ise ya da alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan soruşturma veya kovuşturma yürütülüyorsa, istemi aranmaksızın müdafi görevlendirilir (CMK m.150).
Gözaltı Süresi ve İtiraz İmkânı
Yakalanan kişi savcılık tarafından serbest bırakılmazsa, soruşturmanın tamamlanması amacıyla gözaltına alınabilir. Kanunda öngörülen gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için gereken zorunlu süre hariç olmak üzere, yakalama anından itibaren kural olarak yirmi dört saati aşamaz. Toplu olarak işlenen suçlarda Cumhuriyet savcısı bu süreyi, her defasında bir günü geçmemek üzere üç güne kadar uzatabilir (Ceza Muhakemesi Kanunu m.91); bazı suç tipleri için özel kanunlarda farklı süreler öngörülmüştür. Gözaltına alma işlemine ve gözaltı süresinin uzatılmasına karşı sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir.
İfade Alınırken Hatırlatılması Gereken Haklar
İfade alma ve sorgu işlemlerinde uyulması gereken esaslar kanunda ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Kişiye isnat edilen suç anlatılır, müdafi seçme hakkı hatırlatılır, yakınlarına haber verilmesi sağlanır ve susma hakkı bulunduğu bildirilir. Şüpheli, şüpheden kurtulmasına yarayacak somut delillerin toplanmasını isteyebilir. Bu hakların hatırlatılmadan alınan ifadelerin hukuka uygunluğu tartışma konusu olabileceğinden, ifade tutanağının içeriği dosyanın ilerleyen aşamalarında önem kazanır.
Susma hakkının kullanılması ya da beyanda bulunulması, dosyanın niteliğine ve mevcut delil durumuna göre değerlendirilmesi gereken bir tercihtir. Bu nedenle ifade öncesinde dosya kapsamının ve isnadın müdafi ile birlikte gözden geçirilmesi, sonradan düzeltilmesi güç beyanların önüne geçilmesine yardımcı olabilir.
Tutuklama, Adli Kontrol ve Başvurulabilecek Yollar
Tutuklama, bir ceza değil koruma tedbiridir ve yalnızca kanunda sayılan koşulların birlikte bulunması hâlinde uygulanabilir. Bunun için kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması gerekir. Kanunda sayılan tutuklama nedenleri arasında şüpheli veya sanığın kaçma ya da saklanma şüphesi uyandıran davranışları ile delillerin yok edilmesi, gizlenmesi veya değiştirilmesi; tanık, mağdur ya da başkaları üzerinde baskı kurulması girişimleri yer alır.
Tutuklama yerine, daha hafif bir tedbir olan adli kontrole hükmedilmesi de mümkündür. Adli kontrol kapsamında yurt dışına çıkış yasağı, belirli aralıklarla kolluk birimine başvurma yükümlülüğü, konutu terk etmeme ya da elektronik cihazla izleme gibi yükümlülükler uygulanabilir. Soruşturma evresinde tutukluluk hâlinin devamının gerekip gerekmediği, en geç otuzar günlük aralıklarla sulh ceza hâkimince incelenir (Ceza Muhakemesi Kanunu m.108).
Hâkim kararlarına ve kanunun gösterdiği hâllerde mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna başvurulabilir. İtiraz süresi, kanunda ayrıca bir süre öngörülmeyen hâllerde kararın öğrenildiği (tefhim veya tebliğ edildiği) günden itibaren iki haftadır (Ceza Muhakemesi Kanunu m.268); bu nedenle kararın eline ulaştığı tarihin kayıt altına alınması ve süre hesabının gecikmeden yapılması önem taşır.
İddianame, Duruşma ve Savunma Hazırlığı
Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonunda yeterli şüphe oluşturacak delil elde edildiği kanaatine varırsa iddianame düzenler. İddianame görevli mahkemeye sunulur; mahkeme, kanunda sayılan eksiklikler varsa iddianame ve soruşturma evrakının verilmesinden itibaren on beş gün içinde iddianameyi Cumhuriyet savcılığına iade edebilir, bu süre içinde iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır (Ceza Muhakemesi Kanunu m.174). Soruşturma sonunda yeterli şüpheye ulaşılamazsa kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilir; suçtan zarar gören, bu karara karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir (m.173).
Kovuşturma evresinde savunma; iddianamedeki isnadın hukuki nitelendirmesine, delillerin toplanma biçimine ve dosyadaki çelişkilere odaklanır. Tanık dinletme, bilirkişi incelemesi talep etme, dosyaya belge sunma ve keşif isteme gibi talepler duruşma sürecinde değerlendirilir. Ayrıca uzlaştırmanın, kovuşturma evresinde basit yargılama usulünün ve soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısınca uygulanan seri muhakeme usulünün dosyaya uygulanabilir olup olmadığı da incelenir.
Adana’da Ceza Dosyaları Hangi Mercilerde Yürütülür?
Adana’da soruşturmalar Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülür; koruma tedbirlerine ilişkin kararlar sulh ceza hâkimlikleri tarafından verilir. Kovuşturma evresinde dosya, isnat edilen suçun ağırlığına göre Adana Asliye Ceza Mahkemeleri veya Adana Ağır Ceza Mahkemeleri önünde görülür. Kanunda ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlar ile ayrıca sayılan bazı suç tipleri ağır ceza mahkemesinin görev alanına bırakılmıştır; sulh ceza hâkimliği ve ağır ceza mahkemesinin görevleri dışında kalan dava ve işlere asliye ceza mahkemesi bakar (5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun m.11 ve m.12). Soruşturma evresinde hâkim tarafından verilmesi gereken kararları almak ve bunlara karşı yapılan itirazları incelemek sulh ceza hâkimliğinin görevidir (m.10). Suça sürüklenen çocuklara ilişkin dosyalar ise çocuk mahkemeleri nezdinde ayrı bir usulle yürütülür.
Bu birimlerin büyük bölümü Adana Adliyesi bünyesinde faaliyet gösterir. Adana’nın nüfusu yoğun ilçelerinde açılan dosyalar da çoğunlukla merkez adliyede takip edilirken, bazı ilçelerde bulunan adliyeler kendi yargı çevrelerindeki dosyaları görür. Dosyanın hangi yargı çevresine ait olduğunun baştan doğru belirlenmesi, duruşma takibi ve evrak teslimi bakımından zaman kaybını önler. Büromuzun da bulunduğu Seyhan’da ayrı bir adliye teşkilatı kurulmadığından, Seyhan sınırlarında açılan ceza dosyaları doğrudan Adana Adliyesi’nde görülür.

Ceza Hukuku Kapsamında Sıkça Karşılaşılan Dosya Türleri
Ceza hukuku geniş bir alanı kapsar ve her suç tipinin kendine özgü ispat sorunları vardır. Adana’da yürütülen dosyalarda sıkça karşılaşılan başlıklar arasında kasten yaralama, tehdit ve hakaret; hırsızlık, yağma ve mala zarar verme; dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma; resmî belgede sahtecilik; uyuşturucu veya uyarıcı madde suçları; trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle yaralama ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar sayılabilir.
Bu dosyaların bir kısmında kanun, belirli koşullarla uzlaştırma yoluna gidilmesini öngörür; bir kısmında ise soruşturmanın niteliği gereği koruma tedbirleri erken aşamada gündeme gelir. Hangi kurumun uygulanabileceği, isnadın hukuki nitelendirmesine ve dosya kapsamına göre değişir. Bu nedenle sayfada yer alan bilgiler genel çerçeveyi tanıtır; her dosyanın kendi koşulları içinde ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Kanun Yolları: İstinaf ve Temyiz
İlk derece mahkemesinin verdiği hükümlere karşı, kanunda kesin olduğu belirtilenler dışında bölge adliye mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabilir; istinaf incelemesi sonunda verilen kararlara karşı ise kanunun izin verdiği hâllerde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz süresi iki haftadır; süre, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar (Ceza Muhakemesi Kanunu m.273, m.291).
Kanun yolu başvurularında yalnızca süreye uyulması yeterli değildir; başvuru dilekçesinde hükmün hangi yönlerden hukuka aykırı görüldüğünün somut biçimde ortaya konması gerekir. Belirli hapis cezalarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme veya seçenek yaptırımlara çevirme gibi kurumların uygulanıp uygulanmayacağı da bu aşamada tartışılabilir.
Ceza Dosyasında İlk Görüşmeye Nasıl Hazırlanılır?
İlk görüşmenin verimli geçmesi, elde bulunan bilgi ve belgelerin derli toplu aktarılmasına bağlıdır. Elinizde varsa yakalama veya gözaltı tutanağı, ifade tutanağı, kolluk davetiyesi, savcılık çağrı kâğıdı, iddianame örneği ya da mahkeme tebligatı gibi evrakları getirmeniz süreci hızlandırır. Dosya numarası, soruşturma numarası veya UYAP üzerinden görünen bilgiler de dosyanın hangi aşamada olduğunun tespitini kolaylaştırır.
Ayrıca olayın tarih sırasıyla kısa bir özetini çıkarmak, tanık olabilecek kişilerin isimlerini not etmek ve varsa mesaj, kamera görüntüsü ya da sağlık raporu gibi delilleri belirtmek yararlı olur. Tebligat aldıysanız tebliğ tarihini mutlaka not edin; kanun yollarına ilişkin süreler bu tarihe göre hesaplanır.
Seyhan, Çukurova ve Adana Genelinde Hukuki Destek
Büromuz Seyhan ilçesinde, Turhan Cemal Beriker Bulvarı üzerinde bulunmaktadır; konum itibarıyla Adana Adliyesi ve çevredeki kamu kurumlarına ulaşım açısından merkezî bir noktadadır. Seyhan başta olmak üzere Çukurova, Yüreğir ve Sarıçam ilçeleri ile Adana genelinden gelen ceza dosyalarında müdafi olarak hukuki destek sunuyoruz. Duruşma takibi, dosya inceleme, evrak teslimi ve süre takibi işlemleri titizlikle yürütülür. Sanayi ve tarım faaliyetlerinin bir arada yürüdüğü Yüreğir’den gelen ceza dosyaları için de aynı çerçeve geçerlidir; ilçede ayrı adliye teşkilatı bulunmadığından duruşmalar yine Adana Adliyesi’nde takip edilir. Çukurova ve Sarıçam’dan gelen ceza dosyaları için de durum aynıdır.
Davaya bakma yetkisi kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesine aittir (CMK m.12). Bu nedenle kendi adliyesi bulunan ilçelerde işlendiği ileri sürülen suçlara ilişkin davalar o ilçedeki mahkemelerde görülür; örneğin Ceyhan’daki ceza dosyaları Ceyhan Adliyesi’ndeki ağır ceza ve asliye ceza mahkemelerinde takip edilir. Adana genelindeki tüm çalışma alanlarımız için Adana avukat sayfamıza bakabilirsiniz.
Adana Barosu’na kayıtlı bir avukattan hukuki destek alırken, vekâletname düzenlenmesi, dosyaya vekâlet sunulması ve dosya inceleme yetkisinin tesis edilmesi ilk adımları oluşturur. Ceza dosyalarında gecikmenin telafisi güç olabildiğinden, tebligat veya çağrı aldığınızda süreci beklemeden değerlendirmek yerinde olur.
Adana Ceza Avukatı Büro Adresi ve Yol Tarifi
Adana Avukat Oğuzhan Manga
Kayalıbağ Mahallesi, Turhan Cemal Beriker Bulvarı, Çolakoğlu İş Merkezi, No:103, Kat:1, İç Kapı No:102, 01010 Seyhan/Adana
Telefon: 0545 773 08 80
Google Haritalar üzerinden büroya yol tarifi alın
Sıkça Sorulan Sorular
Gözaltındaki bir yakınıma avukat ne zaman ulaşabilir?
Şüpheli, soruşturmanın her aşamasında müdafi yardımından yararlanabilir. Müdafi, gözaltındaki şüpheliyle vekâletname aranmaksızın, her zaman ve görüşülenleri başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir ve ifade alma işlemine katılabilir (Ceza Muhakemesi Kanunu m.154). Bazı suç tiplerinde bu görüşme hakkı hâkim kararıyla kısa bir süre için kısıtlanabilir.
İfade verirken susma hakkımı kullanmalı mıyım?
Susma hakkı kanunla tanınmış bir haktır ve kullanılması aleyhe delil sayılmaz. Ancak bu tercihin dosyaya etkisi; isnadın niteliğine, mevcut delil durumuna ve soruşturmanın aşamasına göre değişir. Bu nedenle karar, ifade öncesinde dosya kapsamı görülerek verilmelidir.
Tutuklama kararına karşı ne yapılabilir?
Tutuklama kararına karşı, kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir (Ceza Muhakemesi Kanunu m.268). Ayrıca tutukluluğun devamının gerekip gerekmediği soruşturma evresinde en geç otuzar günlük aralıklarla yeniden incelenir; şüpheli veya sanık her aşamada tahliye ya da adli kontrol talebinde bulunabilir.
Hakkımda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildi, dosya kapanmış sayılır mı?
Bu karar soruşturmanın sonlandırıldığını gösterir; ancak suçtan zarar gören, kararın kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir (Ceza Muhakemesi Kanunu m.173). Karar kesinleştikten sonra aynı fiil nedeniyle kamu davası açılabilmesi, yeni delil ortaya çıkmasına ve sulh ceza hâkimliğinin bu yönde karar vermesine bağlıdır (m.172).
Ceza davası ne kadar sürer?
Yargılama süresi; dosyadaki delil sayısına, dinlenecek tanıklara, bilirkişi incelemesi gerekip gerekmediğine ve mahkemenin iş yüküne göre değişir. Bu nedenle önceden kesin bir süre belirtmek mümkün değildir. Süreç, duruşma takvimine göre ilerler.
Ceza dosyasında avukatlık ücreti nasıl belirlenir?
Ücret, dosyanın türüne ve kapsamına göre belirlenir; her yıl yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi alt sınırı oluşturur. Ayrıca harç, tebligat ve bilirkişi gibi yargılama giderleri ücretten ayrı kalemlerdir. Güncel tarife üzerinden bilgi alınması önerilir.
Adana’da ceza davası hangi mahkemede görülür?
Ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlar ile kanunda ayrıca sayılan bazı suçlara ilişkin davalar Adana Ağır Ceza Mahkemelerinde, sulh ceza hâkimliği ve ağır ceza mahkemesinin görevi dışında kalan davalar ise Adana Asliye Ceza Mahkemelerinde görülür (5235 sayılı Kanun m.11 ve m.12). Soruşturmayı Adana Cumhuriyet Başsavcılığı yürütür.
İfadeye kaç avukatla gidebilirim?
Soruşturma evresinde ifade almada en çok üç avukat hazır bulunabilir (CMK m.149). Avukatın ifade sırasında yanınızda olma ve hukuki yardımda bulunma hakkı engellenemez.
İlgili İçerikler ve Hizmetler
Ceza hukuku dışındaki çalışma alanlarımızı hizmetlerimiz sayfasından inceleyebilirsiniz. Sürecin neden erken aşamada takip edilmesi gerektiği konusunda soruşturma ve dava sürecini anlatan yazımıza, avukat seçerken bakılabilecek ölçütler için ise dava öncesi değerlendirme yazımıza göz atabilirsiniz. Büro ve çalışma alanları hakkında bilgi için avukatımız sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Tüm çalışma alanlarımızı tek sayfada görmek için Adana Hukuk Bürosu sayfamıza bakabilirsiniz.
On yıldan fazla hapis cezası gerektiren ve ağır ceza mahkemesinin görevine giren dosyalar için Adana ağır ceza avukatı sayfamızı inceleyebilirsiniz. Hapis cezasının ne kadarının infaz kurumunda geçeceğini, dava zamanaşımını ve adli para cezası tutarını ceza hesaplama araçlarımızla ön olarak hesaplayabilirsiniz.
Suç Türlerine Göre Ceza Dosyası Hizmetlerimiz
Ceza dosyanızın konusuna göre ayrıntılı bilgi için ilgili sayfayı inceleyebilirsiniz:
- Bilişim ve siber suçlar
- Dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık
- Hırsızlık ve internet yoluyla hırsızlık
- Kasten öldürme ve yaralama
- Ruhsatsız silah ve ateşli silah dosyaları
- Uyuşturucu ticareti ve temini
- Cinsel saldırı ve cinsel taciz
- Aile içi şiddet ve darp
- Ölümlü ve yaralamalı trafik kazası
Konuyla ilgili rehber yazılarımız: Gözaltı Süresi Ne Kadardır? İfade Öncesi Haklarınız, HAGB Nedir? Şartları, Denetim Süresi ve Sonuçları, Uzlaştırma Nedir? Ceza Davasında Uzlaştırma Süreci, Kasten Yaralama Cezası.
Ceza soruşturması ya da davasıyla ilgili hukuki desteğe ihtiyaç duyuyorsanız Avukat Oğuzhan Manga ile iletişime geçebilirsiniz. Görüşme öncesinde elinizdeki tebligat ve tutanakları hazır bulundurmanız, dosyanın aşamasının hızlıca belirlenmesine yardımcı olur.