Adana Arabuluculuk Avukatı arayışı çoğunlukla bir iş uyuşmazlığında ya da ticari alacak dosyasında dava açmadan önce mutlaka geçilmesi gereken bir aşamayla karşılaşınca başlar. Bu sayfada arabuluculuğun dava şartı olarak ne anlama geldiğini, sürecin nasıl işlediğini, arabulucu karşısında taraf vekilliğinin ne sağladığını ve Adana’da bu başvuruların hangi merciler üzerinden yürütüldüğünü anlatıyoruz. Amaç, arabuluculuk aşamasına gelmeden önce sürecin hangi adımlardan oluştuğunu görmenizi sağlamaktır.

Arabuluculuk Nedir, Dava Şartı Ne Anlama Gelir?
Arabuluculuk, uyuşmazlığın taraflarının bağımsız ve tarafsız bir üçüncü kişi (arabulucu) aracılığıyla bir araya gelerek kendi çözümlerini üretmeye çalıştıkları bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Arabulucu, mahkeme gibi bir karar vermez; tarafların iletişim kurmasını, taleplerini netleştirmesini ve varsa ortak bir zemin bulmasını kolaylaştırır.
Bazı uyuşmazlık türlerinde arabuluculuğa başvurulması, dava açabilmenin ön koşulu hâline getirilmiştir; buna “dava şartı arabuluculuk” denir. Dava şartı öngörülen bir uyuşmazlıkta arabuluculuğa başvurulmadan doğrudan dava açılması, davanın esasına girilmeden usulden sonuçlanmasına yol açabilir. Bu nedenle bir uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında olup olmadığının dava açılmadan önce netleştirilmesi önemlidir.
Dava şartı arabuluculuk ile isteğe bağlı arabuluculuk birbirinden ayrılmalıdır: isteğe bağlı arabuluculukta taraflar dava şartı aranmasa da uyuşmazlığı arabulucu önünde çözmeyi tercih edebilir. Her iki durumda da sürecin hukuki sonuçları ve tarafları bağlayıcılığı farklı değerlendirilir.
Hangi Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Dava Şartıdır?
Dava şartı arabuluculuk; iş hukukundan doğan işçi-işveren alacak, tazminat ve işe iade talepleri (iş kazası ve meslek hastalığından doğan tazminat talepleri hariç), konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari alacak ve tazminat talepleri ile tüketici uyuşmazlıklarında (tüketici hakem heyetinin görevine girenler hariç) uygulanır. 1 Eylül 2023’ten itibaren kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşuluk hukukundan doğan uyuşmazlıklar da bu kapsama alınmıştır. Bu uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması ve sürecin bir tutanakla sonuçlanması gerekir.
Buna karşılık her uyuşmazlık türünde arabuluculuk dava şartı değildir; bazı uyuşmazlıklarda taraflar isterlerse arabulucuya başvurabilir, isterlerse doğrudan dava açabilir. Bir uyuşmazlığın hangi kategoriye girdiğinin somut olayın niteliğine göre değerlendirilmesi, sürecin en başında zaman kaybını önler.
Arabuluculuk Süreci Nasıl İşler?
Süreç, taraflardan birinin arabuluculuk bürosuna başvurusuyla başlar. Başvuru üzerine bir arabulucu görevlendirilir ve arabulucu, tarafları ve varsa vekillerini toplantıya davet eder. Toplantı taraflarının yüz yüze ya da elektronik ortamda bir araya gelmesiyle yürütülebilir.
Toplantıda arabulucu, tarafların taleplerini ve karşı tarafın konumunu dinler, iletişimi kolaylaştırıcı sorular sorar ve tarafların kendi aralarında bir çözüme ulaşıp ulaşamayacağını değerlendirir. Süreç sonunda ya bir anlaşmaya varılır ve bu, anlaşma tutanağına bağlanır ya da taraflar anlaşamaz ve süreç anlaşmama tutanağıyla sona erer.
Dava şartı arabuluculukta öngörülen süre içinde sonuçlanmayan ya da anlaşmayla sonuçlanmayan başvurularda, taraf anlaşmama tutanağını dava dilekçesine ekleyerek dava açma hakkını kullanabilir. Bu tutanağın dosyaya eklenmemesi, davanın dava şartı yokluğundan reddedilmesine yol açabilir.
Toplantıya Kimler Katılabilir?
Arabuluculuk toplantısına taraflar bizzat katılabileceği gibi, kendilerini bir vekille de temsil ettirebilirler. Tüzel kişilerde (şirketlerde) toplantıya katılacak kişinin uzlaşmaya varma konusunda yetkili olması beklenir; yetkisiz bir temsilcinin katılımı, varılan anlaşmanın geçerliliği bakımından ayrıca değerlendirmeye konu olabilir.
Arabulucu Karşısında Taraf Vekilliği
“Arabulucu avukat” ifadesi uygulamada iki farklı anlamda kullanılır: Adalet Bakanlığı arabulucular siciline kayıtlı olarak arabuluculuk yapan avukat ya da arabuluculuk sürecinde tarafı temsil eden avukat. Aynı dosyada bu iki rol birleşmez. Arabulucu tarafsız bir üçüncü kişidir ve karar vermez; tarafın avukatı ise müvekkilinin hak ve menfaatlerini gözetir, teklifleri değerlendirir ve anlaşma metnini hukuki açıdan inceler. Bu sayfada anlatılan hizmet, arabuluculuk sürecinde taraf vekilliğidir.
Arabuluculuk sürecinde avukatın rolü, mahkemede olduğu gibi bir iddia veya savunma sunmak değil; müvekkilin talebini doğru biçimde ifade etmesine, karşı tarafın önerdiği çözümleri değerlendirmesine ve varsa bir anlaşma metninin hukuki sonuçlarını görmesine yardımcı olmaktır. Arabuluculukta anlaşmaya varmak tarafların iradesine bağlı olduğundan, vekilin görevi müvekkilin özgür iradesiyle karar vermesini desteklemektir.
Bir anlaşma tutanağının imzalanmadan önce hukuki olarak değerlendirilmesi, ileride anlaşmanın kapsamı veya ifası konusunda çıkabilecek yeni bir uyuşmazlığı önler. Özellikle anlaşma bedelinin ödeme takvimi, taksitlerin gecikmesi hâlinde uygulanacak hükümler ve anlaşmanın hangi taleplerin tamamını kapsadığı net biçimde yazılmalıdır.
Arabuluculukta Vekâletnamenin Kapsamı
Arabuluculuk toplantısına bir vekille katılmak isteyen taraf için, vekâletnamede arabuluculuk sürecinde anlaşma yapma ve gerektiğinde sulh olma yetkisinin açıkça yer alması önemlidir. Yalnız dava takibi yetkisi içeren genel bir vekâletname, arabulucu önünde bağlayıcı bir anlaşma imzalamak için yeterli görülmeyebilir; bu nedenle vekâletnamenin kapsamının toplantı öncesinde kontrol edilmesi önerilir.
Tüzel kişiyi temsil eden vekilin yetki belgesi de benzer şekilde incelenir: şirket adına imza yetkisi bulunan kişinin vekâlet verdiği avukatın, hangi konularda anlaşma yapmaya yetkili olduğu toplantı öncesinde netleştirilmelidir. Yetkisiz bir vekil tarafından imzalanan bir anlaşmanın geçerliliği, ilgili tarafça sonradan onaylanmadığı sürece tartışmalı hâle gelebilir.
Arabuluculukta Süre, Ücret ve Zamanaşımı
Arabuluculuk Ücreti ve Giderlerin Paylaşımı
Arabuluculuk ücreti, kanundaki esaslara ve her yıl yayımlanan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi’ne göre belirlenir. Dava şartı arabuluculukta taraflar anlaşırsa ücret, aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit olarak karşılanır. Taraflar anlaşamazsa iki saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir ve bu tutar sonradan açılacak davada yargılama giderlerinden sayılır.
Güncel tarife tutarlarının başvuru sırasında ilgili arabuluculuk bürosundan teyit edilmesi önerilir; bu sayfada tutar verilmemektedir.
Başvuru Süresi ve Zamanaşımına Etkisi
Dava şartı arabuluculukta arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren iş ve tüketici uyuşmazlıklarında kural olarak üç hafta içinde süreci sonuçlandırır; bu süre zorunlu hâllerde en fazla bir hafta uzatılabilir. Ticari uyuşmazlıklarda bu süreler altı hafta ve iki hafta olarak uygulanır. Sürecin ilerleyişi, başvurunun yapıldığı tarihten arabulucunun görevlendirilmesine ve toplantı gününün belirlenmesine kadar arabuluculuk bürosu tarafından takip edilir.
Arabuluculuğa başvurulması, kural olarak zamanaşımı ve hak düşürücü süreleri durdurur; bu sayede taraf, arabuluculuk süreci devam ederken zamanaşımı nedeniyle hak kaybına uğramaz. Sürecin anlaşmama tutanağıyla sonuçlanmasının ardından kalan süre işlemeye devam eder; bu nedenle anlaşmama tutanağı alındıktan sonra dava açma süresinin takip edilmesi önemlidir.
İş Hukukunda Arabuluculuk
Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talepleri dava şartı arabuluculuk kapsamındadır (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3); iş kazası ve meslek hastalığından doğan tazminat talepleri bu kapsamın dışındadır. Bu tür uyuşmazlıklarda arabulucu önünde işçilik alacakları (kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai gibi kalemler) veya işe iade talebi gündeme gelebilir.
İş hukukuna özgü hesaplama yöntemleri, ihbar süreleri ve fesih usulünün ayrıntısı bu sayfanın kapsamı dışındadır; iş hukukuna ilişkin genel çerçeve iş hukuku sayfamızda ayrıca ele alınmaktadır. Burada yalnızca arabuluculuk sürecinin genel işleyişi anlatılmaktadır.
Ticari Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk
Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari uyuşmazlıklarda da dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartı olarak aranabilir. Bu, özellikle tacirler arasındaki fatura, cari hesap veya sözleşmeden doğan alacak taleplerinde karşımıza çıkar.
Ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk süreci, tarafların ticari ilişkiyi sürdürme isteğinin olduğu durumlarda özellikle değerlidir; çünkü dava süreci genellikle ticari ilişkiyi zedelerken, arabuluculukta varılan bir anlaşma ilişkinin devamına imkân tanıyabilir. Ticari sözleşme ve alacak uyuşmazlıklarının genel çerçevesi ticaret hukuku sayfamızda ayrıca anlatılmaktadır.
Yabancı Unsurlu Ticari Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk
Taraflardan birinin yurt dışında yerleşik olduğu veya uyuşmazlığın yabancı unsur taşıdığı durumlarda, arabuluculuğun mümkün olup olmadığı ve hangi arabuluculuk merciine başvurulacağı ayrıca değerlendirilir. Bazı ticari sözleşmelerde taraflar, uyuşmazlık çıkması hâlinde önce arabuluculuğa, sonra gerekirse tahkime başvurmayı kararlaştırabilir; bu tür sözleşme hükümlerinin uyuşmazlık çıkmadan önce dikkatle hazırlanması önerilir.
Yurt dışı bağlantılı bir arabuluculuk sürecinde toplantının elektronik ortamda yürütülmesi de mümkündür; bu, tarafların farklı ülkelerde bulunması hâlinde sürecin pratik biçimde yürütülmesini sağlar. Böyle bir sürecin başında hangi dilde ve hangi hukuka göre değerlendirme yapılacağının netleştirilmesi, sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından önem taşır.
Anlaşma Belgesinin İcra Edilebilirliği
Arabuluculuk sonunda taraflar bir anlaşmaya varırsa, bu anlaşma bir tutanakla belgelenir. Taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladığı bu belge, kanunda öngörülen şartları taşıması hâlinde ilam niteliğinde belge sayılabilir ve bu durumda anlaşmanın yerine getirilmemesi hâlinde doğrudan icra takibine konu edilebilir.
Bu özellik, arabuluculukla varılan anlaşmayı sıradan bir sözleşmeden ayıran önemli bir noktadır: taraflardan biri anlaşmaya uymazsa, yeniden dava açmaya gerek kalmadan icra yoluna başvurulabilir. Bu nedenle anlaşma metninin, hangi tarafın neyi, ne zaman yerine getireceğini tereddüde yer bırakmayacak biçimde belirtmesi büyük önem taşır.
Arabuluculukta Tarafların Hak ve Yükümlülükleri
Arabuluculuk, tarafların eşitliği ilkesine dayanır ve anlaşmaya varmak tamamen tarafların iradesine bağlıdır. Dava şartı olan uyuşmazlıklarda arabulucuya başvurmak zorunludur; ancak taraflar anlaşmak zorunda değildir ve süreç anlaşmama tutanağıyla sona erebilir. Arabulucu, sürece taraf olmayıp yalnızca kolaylaştırıcı bir rol üstlenir; tarafları belirli bir çözüme yönlendiremez ya da bir çözümü dayatamaz.
Sürece katılan tarafların birbirlerine ve arabulucuya karşı dürüst davranma, sürecin gizliliğine uyma yükümlülüğü bulunur. Arabuluculuk görüşmelerinde ortaya konan bilgi ve belgeler, kural olarak daha sonra açılacak bir davada taraflar aleyhine delil olarak kullanılamaz; bu, tarafların süreç boyunca çözüm arayışına daha rahat katılabilmesini sağlamak içindir.
Anlaşmama Halinde Süreç Nasıl Devam Eder?
Taraflar arabulucu önünde bir çözüme ulaşamazsa süreç, anlaşmama tutanağıyla sona erer. Dava şartı arabuluculukta bu tutanak, dava açılırken dilekçeye eklenmesi gereken belgelerden biridir; tutanağın eksikliği davanın ilerlemesini engelleyebilir.
Anlaşmama tutanağının düzenlenmesinden sonra taraf, uyuşmazlığın niteliğine göre görevli ve yetkili mahkemede dava açabilir. Bu aşamada arabuluculuk sürecinde ortaya konan teklif ve karşı teklifler, kural olarak dava dosyasına taşınmaz; dava süreci kendi usul kurallarına göre bağımsız olarak yürür.
Kısmi anlaşma da mümkündür: taraflar uyuşmazlığın bir kısmında anlaşıp diğer kısmında anlaşamayabilir. Böyle bir durumda anlaşılan kısım tutanağa bağlı kalırken, anlaşılamayan kısım için dava yoluna başvurulabilir. Anlaşma tutanağının hangi talepleri kapsadığının açık biçimde yazılması, ileride hangi kısmın kesinleştiğine dair belirsizliği önler.
Dava şartı arabuluculukta taraflardan biri ilk toplantıya geçerli bir mazeret göstermeksizin katılmazsa süreç sona erer ve bu durum son tutanakta belirtilir. Toplantıya katılmayan taraf, sonra açılan davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulur ve lehine vekâlet ücretine hükmedilmez.
Arabuluculuğun Avantaj ve Sınırları
Arabuluculuğun sağladığı temel avantajlar arasında sürecin genellikle dava sürecine göre daha kısa sürede sonuçlanması, tarafların kendi çözümlerini belirleyebilmesi ve ticari veya kişisel ilişkinin devamına imkân tanıyabilmesi sayılabilir. Sürecin gizli yürütülmesi de tarafların kamuya açık bir yargılama sürecine girmeden uyuşmazlığı çözebilmesini sağlar.
Dava sürecinde tarafların taleplerini kanıtlarla ispat etmesi ve mahkemenin bu kanıtlara göre bağlayıcı bir karar vermesi beklenirken, arabuluculukta çözümü tarafların kendileri belirler; bu da tarafların ihtiyaçlarına daha uygun, esnek çözümler (örneğin taksitli ödeme, ilişkinin belirli koşullarla devamı gibi) üretilebilmesine imkân tanır.
Bununla birlikte arabuluculuğun bir sınırı da vardır: taraflardan biri sürece iyi niyetle katılmazsa veya bir çözüme yanaşmazsa, arabulucu tarafları bir sonuca zorlayamaz. Böyle durumlarda süreç anlaşmama tutanağıyla sonuçlanır ve dava yoluna geçilir. Hangi uyuşmazlıkta arabuluculuğun gerçekten bir çözüm sağlayabileceği, somut olayın koşullarına göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Arabuluculuk Uygulamasında Diğer Hususlar
Arabulucunun Tarafsızlığı ve Görevlendirilmesi
Arabulucu, uyuşmazlığın taraflarından bağımsız ve tarafsız olmak zorundadır; tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektirecek önemli bir durum varsa arabulucu bunu taraflara açıklamakla yükümlüdür; bu açıklamaya rağmen taraflar birlikte isterse görevi üstlenebilir. Görevlendirme, arabuluculuk bürosunun kayıtlı arabulucular listesinden, tarafların uyuşmazlığının niteliğine uygun bir arabulucunun belirlenmesiyle yapılır. Taraflar, kanunda öngörülen usule uygun biçimde, aralarında anlaşarak belirli bir arabulucuyu da tercih edebilir.
Sürecin tarafsızlığını korumak için arabulucu, toplantı sırasında taraflardan biriyle diğerinin bulunmadığı ayrı görüşmeler (caucus) de yapabilir. Bu görüşmelerde paylaşılan bilgiler, arabulucunun onayı olmadan karşı tarafa aktarılmaz; bu, tarafların daha açık konuşabilmesini sağlayan bir güvence niteliğindedir.
Kurumsal Müvekkillere Arabuluculuk Süreç Desteği
Tek bir uyuşmazlığın arabuluculukla çözülmesinin yanında, düzenli olarak tedarikçi, müşteri veya çalışan uyuşmazlıklarıyla karşılaşan işletmeler için arabuluculuk sürecinin nasıl yönetileceğine dair standart bir yaklaşım oluşturulması da talep edilebilir. Bu çalışma, her yeni uyuşmazlıkta sürecin baştan kurgulanması yerine, hangi taleplerde arabuluculuğun dava şartı olduğunun ve hangi belgelerin hazır tutulması gerektiğinin önceden bilinmesini sağlar.
Bu kapsamda, işletmenin sık karşılaştığı uyuşmazlık türlerine göre bir başvuru ve belge hazırlığı rehberi oluşturulması, sürecin her seferinde sıfırdan planlanmasının önüne geçer. Böyle bir desteğin kapsamı ve şekli, işletmenin büyüklüğüne ve karşılaştığı uyuşmazlıkların niteliğine göre ayrıca değerlendirilir.
Dosyaya Hazırlık: Getirilmesi Yararlı Belgeler
| Belge | Neden Gerekli |
|---|---|
| Uyuşmazlığın dayanağı olan sözleşme, iş sözleşmesi veya fatura/cari hesap kaydı | Talebin hukuki dayanağının ve tutarının tespiti için |
| Taraflar arası yazışmalar (e-posta, mesaj, ihtarname) | Uyuşmazlığın geçmişinin ve karşılıklı taleplerin ortaya konması için |
| Varsa daha önce yapılmış ödeme veya kısmi ifaya ilişkin belgeler | Talep edilen tutarın güncel durumunun belirlenmesi için |
| Kimlik ve varsa vekaletname bilgileri | Toplantıya katılım ve temsil yetkisinin tespiti için |
| Arabuluculuk başvurusuna ilişkin önceki yazışma veya davet belgesi (varsa) | Sürecin hangi aşamada olduğunun görülmesi için |
Adana’da Arabuluculuk Merkezleri ve Süreç Takibi
Adana’da arabuluculuk başvuruları, adliye bünyesindeki arabuluculuk büroları üzerinden yürütülür. Başvuru üzerine görevlendirilen arabulucu, tarafları ve varsa vekillerini toplantıya davet eder; toplantı yeri ve zamanı arabulucu tarafından belirlenir.
Süreçle ilgili genel bilgiye ve arabuluculuk mevzuatına Arabuluculuk Daire Başkanlığı üzerinden ulaşılabilir. Açılmış bir dava dosyanız varsa, duruşma ve dosya hareketlerini UYAP Vatandaş Portalı üzerinden de takip edebilirsiniz.
İlk Görüşmeye Nasıl Hazırlanılır?
İlk görüşmede uyuşmazlığın konusu, tarafların kimliği, talep edilen tutar veya husus ve bugüne kadar yapılan yazışmalar konuşulur. Elinizdeki sözleşme, iş sözleşmesi, fatura veya ihtarname gibi belgeleri ve varsa arabuluculuk davetine ilişkin yazıyı getirmeniz değerlendirmeyi kolaylaştırır.
Henüz bir arabuluculuk başvurusu yapılmamışsa, hangi taleple başvuru yapılacağının ve karşı tarafla olan ilişkinin geçmişinin görüşmede birlikte netleştirilmesi süreci hızlandırır. Arabuluculuk toplantısına vekille katılmak isteyip istemediğiniz de bu görüşmede değerlendirilir.
Arabuluculuk sürecinde taraf vekilliği veya bir uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında olup olmadığının değerlendirilmesi için iletişim sayfasından randevu talep edebilirsiniz. Görüşmeler randevu ile yürütülür.
Görüşme sırasında, uyuşmazlığın arabuluculuk süreciyle mi yoksa doğrudan dava yoluyla mı takip edilmesinin daha uygun olacağı da değerlendirilebilir. Bu değerlendirme, uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında olup olmadığına, tarafların ilişkiyi sürdürme isteğine ve talebin niteliğine göre yapılır.
Sıkça Sorulan Sorular
Arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açarsam ne olur?
Uyuşmazlık dava şartı arabuluculuk kapsamındaysa, arabuluculuğa başvurulmadan açılan dava, davanın esasına girilmeden usulden sonuçlanabilir. Bu nedenle dava açmadan önce uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında olup olmadığının kontrol edilmesi önemlidir.
Arabuluculuk toplantısına gitmek zorunda mıyım?
Dava şartı olan uyuşmazlıklarda arabulucuya başvurmak zorunludur; anlaşmak ise zorunlu değildir. İlk toplantıya geçerli bir mazeret olmaksızın katılmayan taraf, sonra açılan davada haklı çıksa bile yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulur ve lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Bu nedenle toplantıya katılmak ya da vekille temsil edilmek önerilir.
Arabulucu bir karar verebilir mi?
Hayır. Arabulucu taraflara bir çözüm dayatamaz veya karar veremez; yalnızca tarafların kendi aralarında bir çözüme ulaşmasını kolaylaştırır. Anlaşma sağlanıp sağlanmayacağına taraflar kendileri karar verir.
Arabuluculukta anlaşırsam bu anlaşma ne kadar bağlayıcıdır?
Kanunda öngörülen şartları taşıyan bir anlaşma tutanağı ilam niteliğinde belge sayılabilir ve yerine getirilmemesi hâlinde doğrudan icra takibine konu edilebilir. Bu nedenle anlaşma metninin kapsamı ve ifa koşulları dikkatle değerlendirilmelidir.
Arabuluculuk sürecinde söylediklerim daha sonra dava dosyasında aleyhime kullanılabilir mi?
Kural olarak arabuluculuk görüşmelerinde ortaya konan bilgi, belge ve teklifler sonraki bir davada taraflar aleyhine delil olarak kullanılamaz. Bu, tarafların süreç boyunca daha rahat bir çözüm arayışına girebilmesini amaçlar.
Arabuluculuk süreci ne kadar sürer?
Dava şartı arabuluculukta arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren iş ve tüketici uyuşmazlıklarında kural olarak üç hafta içinde süreci sonuçlandırır; bu süre zorunlu hâllerde bir hafta uzatılabilir. Ticari uyuşmazlıklarda bu süreler altı hafta ve iki haftadır. Toplantı sayısı ve tarihleri, arabulucu ve tarafların katılımına göre belirlenir.
Arabulucuya vekille mi yoksa bizzat mı katılmalıyım?
Bu, uyuşmazlığın niteliğine ve tarafın tercihine bağlıdır. Vekille katılım, talebin doğru ifade edilmesine ve sunulan önerilerin hukuki sonuçlarının değerlendirilmesine yardımcı olabilir; bizzat katılım da mümkündür.
İş uyuşmazlığında arabuluculuk ile ticari uyuşmazlıkta arabuluculuk aynı mı işler?
Genel süreç işleyişi (başvuru, toplantı, tutanak) benzer olsa da hangi taleplerin dava şartı kapsamında olduğu ve başvurunun kime yapılacağı uyuşmazlığın türüne göre değişebilir. İş hukukuna özgü ayrıntılar için iş hukuku sayfamıza, ticari uyuşmazlıklara özgü ayrıntılar için ticaret hukuku sayfamıza bakabilirsiniz.
Arabulucu avukat ne yapar, arabulucudan farkı nedir?
“Arabulucu avukat” ifadesi, arabulucu siciline kayıtlı olarak arabuluculuk yapan avukat ya da arabuluculuk sürecinde tarafı temsil eden avukat için kullanılır. Arabulucu tarafsızdır ve karar vermez; tarafın avukatı ise müvekkilini temsil eder, talebin doğru ifade edilmesine, karşı teklifin değerlendirilmesine ve anlaşma metninin hukuki sonuçlarının görülmesine yardımcı olur. Aynı dosyada bu iki rol birleşmez.
Bir avukat aynı zamanda arabulucu olabilir mi?
Evet, kanunda öngörülen eğitim ve sicile kayıt şartlarını taşıyan avukatlar arabulucu sicilinde yer alabilir. Ancak bir dosyada arabulucu olarak görev yapan kişi ile o dosyada taraf vekilliği yapan avukat farklı kişilerdir; arabulucunun tarafsızlığı bu ayrımın temelini oluşturur.
İlgili İçerikler ve Hizmetler
Arabuluculuk süreci çoğu zaman başka bir hukuk alanının içinden doğar. İşçilik alacağı ve tazminat talepleri iş hukuku çerçevesinde, ticari alacak ve sözleşme uyuşmazlıkları ise ticaret hukuku çerçevesinde ayrıca değerlendirilir. Uyuşmazlığınızın hangi başlığa girdiğini ilk görüşmede birlikte belirleyebiliriz. Hizmetlerimizin tamamına hizmetlerimiz sayfamızdan ulaşabilirsiniz. Tüm çalışma alanlarımızı tek sayfada görmek için Adana Hukuk Bürosu sayfamıza bakabilirsiniz.
Arabuluculuk görüşmelerinde sizi Adana avukat Oğuzhan Manga temsil edebilir.