Adana İcra Avukatı arayışı iki farklı taraftan gelir: alacağını tahsil edemeyen alacaklıdan ya da hakkında icra takibi başlatılmış borçludan. İcra hukuku, itiraz ve şikâyet sürelerinin gün bazında işlediği bir alandır; bu nedenle tebligatın eline ulaştığı tarih sürecin en kritik verisidir. Bu sayfada takip türlerini, itiraz yollarını, haciz sürecini ve Adana’da işlemlerin hangi mercilerde yürütüldüğünü aktarıyoruz.
İcra Takibi Türleri
Takip yolunun doğru seçilmesi sürecin hızını belirler. Yanlış seçilen bir takip yolu, itiraz üzerine iptal edilir ve baştan başlanması gerekir.
İlamsız Takip
Elinde mahkeme kararı bulunmayan alacaklı, para ve teminat alacakları için ilamsız takip başlatabilir. Bu yolda alacağın belgeye dayanması dahi şart değildir. Ancak borçlu ödeme emrine kanunda öngörülen süre içinde itiraz ederse takip kendiliğinden durur; alacaklının itirazın kaldırılması ya da iptali için mahkemeye başvurması gerekir.
İlamlı Takip
Mahkeme kararı, arabuluculuk anlaşma belgesi ya da ilam niteliğindeki diğer belgeler için ilamlı takip yapılır. Bu takipte borçlunun basit itirazı takibi durdurmaz; ancak borcun ilamdan sonra ödendiği, ertelendiği veya zamanaşımına uğradığı iddiasıyla icra mahkemesinden icranın geri bırakılması istenebilir (İcra ve İflas Kanunu m.33).
Kambiyo Senetlerine Özgü Takip
Çek, bono ve poliçe gibi kambiyo senetleri için özel bir takip yolu öngörülmüştür. Bu yolda süreler daha kısadır ve itiraz kural olarak takibi durdurmaz; durdurma için icra mahkemesinden karar alınması gerekir. Senedin kambiyo vasfını taşıyıp taşımadığı ilk incelenen husustur.
Rehnin ve İpoteğin Paraya Çevrilmesi
Alacak bir taşınmaz ipoteği veya taşınır rehniyle güvence altına alınmışsa, kural olarak önce rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılır. İpotek akit tablosunun niteliği, takibin hangi usulle yürütüleceğini belirler.

Ödeme Emrine İtiraz
Borçlu, genel haciz yoluyla ilamsız takipte ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine itiraz edebilir (İcra ve İflas Kanunu m.62); kambiyo senetlerine dayalı takipte bu süre beş gündür ve itiraz icra mahkemesine yapılır (m.168). İtiraz borca, faize, yetkiye ya da imzaya yönelik olabilir. İmzaya itirazın ayrıca ve açıkça yapılması gerekir; genel bir itiraz imzaya itiraz sayılmaz.
Süresinde yapılan itiraz ilamsız takibi durdurur. Bu durumda alacaklı, elinde İcra ve İflas Kanunu’nda sayılan nitelikte bir belge varsa itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir (m.68); bu yol yerine ya da böyle bir belge yoksa, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemede itirazın iptali davası açabilir (m.67).
İtirazın haksız olduğu anlaşılırsa borçlu aleyhine, alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilebilir (m.67). Buna karşılık takibin haksız olduğu ortaya çıkarsa alacaklı da kötü niyet tazminatıyla karşılaşabilir. Bu nedenle itiraz kararının dayanaklarıyla birlikte verilmesi önemlidir.
Haciz Süreci
Takip kesinleştikten sonra alacaklı haciz talebinde bulunabilir. Haciz; maaş, banka hesapları, taşınır ve taşınmaz mallar ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklar üzerine konulabilir.
Maaş haczinde kanun bir sınır öngörür: maaşın tamamı haczedilemez; icra müdürü, maaş ve ücretin dörtte birinden az olmamak üzere haczedilecek kısmı belirler ve uygulamada genellikle dörtte bir oranı esas alınır (İcra ve İflas Kanunu m.83). Nafaka alacakları bakımından bu sınırlama uygulanmaz. Emekli maaşı ise kural olarak haczedilemez; borçlunun muvafakati bulunması hâli ayrıktır.
Haczedilemeyen mallar kanunda ayrıca sayılmıştır. Borçlunun ve ailesinin geçimi için zorunlu eşyalar, mesleğini sürdürmesi için gerekli araçlar ve benzeri kalemler bu kapsamdadır. Haczedilemeyecek bir malın haczedilmesi hâlinde icra mahkemesine şikâyet yoluna gidilir.
Taşınmaz haczinde tapuya haciz şerhi işlenir. Satış talebi kanunda öngörülen süre içinde yapılmazsa haciz düşer; bu süre alacaklı bakımından takip edilmesi gereken en önemli sürelerden biridir. Yeni konut ve site yerleşiminin yoğunlaştığı Çukurova’daki konut ve arsa hacizlerinde tapu kaydına işlenen şerhin, dosya kapanırken ayrıca kaldırılması istenmelidir.
İstihkak, Şikâyet ve İcranın Geri Bırakılması
Haczedilen malın borçluya değil üçüncü bir kişiye ait olduğu iddiası istihkak davasının konusudur. İddia haciz sırasında ileri sürülebileceği gibi, sonradan da dava yoluyla ortaya konabilir; ancak burada da süreler kısadır.
İcra dairesinin kanuna aykırı ya da olaya uygun olmayan işlemlerine karşı icra mahkemesine şikâyet yoluna başvurulur. Şikâyet, işlemin öğrenildiği günden itibaren yedi gün içinde yapılır (İcra ve İflas Kanunu m.16); kamu düzenine aykırılık hâllerinde ise süresiz şikâyet mümkündür.
Borcun takipten sonra ödendiği, ertelendiği ya da zamanaşımına uğradığı hâllerde icra mahkemesinden icranın geri bırakılması istenebilir (İcra ve İflas Kanunu m.33, m.71). Ödeme veya erteleme icra mahkemesinde ispatlanamazsa, genel mahkemede menfi tespit ya da ödenen paranın geri alınması (istirdat) davası açılabilir (m.71-72).
Borçlu Açısından Yapılabilecekler
Hakkında takip başlatılan kişinin ilk yapması gereken, tebligat tarihini kayıt altına almak ve takip dosyasını incelemektir. Dosyadan takibin türü, dayanağı ve talep edilen kalemler görülebilir; bu bilgi olmadan doğru itiraz yapılamaz.
Ödeme gücü bulunmayan borçlu, icra dairesinde taksitlendirme talebinde bulunabilir. Alacaklının kabulüyle yapılan taksit sözleşmesine uyulmaması hâlinde takip kaldığı yerden devam eder. Borcun tamamının ödenmesi hâlinde ise hacizlerin kaldırılması ve dosyanın kapatılması ayrıca talep edilmelidir; bu talep yapılmazsa tapu ve trafik kayıtlarındaki şerhler kendiliğinden silinmez.
Adana’da İcra İşlemleri Hangi Mercilerde Yürütülür?
İcra takipleri icra dairelerinde başlatılır ve yürütülür. Takibe ilişkin uyuşmazlıklar ile şikâyetler icra mahkemesinde görülür. İtirazın iptali gibi davalar ise alacağın niteliğine göre genel mahkemelerde açılır: kural olarak asliye hukuk mahkemesi, ticari alacaklarda asliye ticaret, işçilik alacaklarında iş, tüketici işlemlerinde tüketici, kira alacaklarında sulh hukuk mahkemesi görevlidir. Alacak dava şartı arabuluculuk kapsamındaysa dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması gerekir.
Adana’da bu birimler Adana Adliyesi bünyesinde faaliyet gösterir. Yetki bakımından kural, borçlunun yerleşim yeri icra dairesidir; ancak sözleşmeden doğan alacaklarda sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairesi de yetkilidir. Yetkiye itiraz süresinde yapılmazsa daire yetkili hâle gelir. Adliye Seyhan sınırları içinde yer aldığından, ticaret ve kamu kurumlarının yoğunlaştığı Seyhan’dan gelen takip dosyaları da ayrı bir ilçe teşkilatı olmaksızın bu dairelerde yürütülür.
İlk Görüşmeye Nasıl Hazırlanılır?
Alacaklı iseniz alacağı doğuran belgeleri getirmeniz gerekir: sözleşme, fatura, çek veya senet, banka dekontları ve varsa yazışmalar. Borçlunun adres ve kimlik bilgileri ile bilinen mal varlığı takip stratejisini belirler.
Borçlu iseniz ödeme emrinin aslını ve tebliğ tarihini gösteren zarfı getirmeniz önemlidir. Yapılmış ödemelere ilişkin dekontlar, varsa taksit sözleşmesi ve daha önce yapılmış itirazlar da değerlendirilir. Tebliğ tarihi, itiraz süresinin işleyip işlemediğini belirlediği için ilk sorulacak bilgidir.
Adana Genelinde İcra ve İflas Hukuku Desteği
Büromuz Seyhan ilçesinde, Turhan Cemal Beriker Bulvarı üzerinde bulunmaktadır. Seyhan başta olmak üzere Çukurova, Yüreğir ve Sarıçam ile Adana genelinden gelen icra dosyalarında hem alacaklı hem borçlu vekilliği kapsamında hukuki destek sunuyoruz. Dosya takibi, haciz işlemleri ve süre takibi yürütülür.
Mal Kaçırma ve Tasarrufun İptali Davası
Borçlunun, takipten önce ya da takip sırasında mal varlığını yakınlarına devretmesi alacaklının tahsil imkânını ortadan kaldırabilir. Bu tür işlemlere karşı tasarrufun iptali davası açılabilir. Dava, devrin geçersiz sayılmasını değil, alacaklının o mal üzerinden cebri icra yapabilmesini sağlar.
Davanın açılabilmesi için alacaklının elinde kesin ya da geçici aciz belgesi bulunması aranır. Kanun, borçlunun eşine, altsoyuna ve yakın hısımlarına yaptığı devirler ile değerinde bariz oransızlık bulunan işlemler bakımından iptal karinesi öngörür; bu hâllerde ispat yükü hafifler.
Dava, tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde açılmalıdır (İcra ve İflas Kanunu m.284). Bu süre hak düşürücü olduğundan, devir tarihinin tapu veya trafik kayıtlarından belgelenmesi gerekir.
İflas Yolu ve Konkordato
Borçlu tacir ise, alacaklı iflas yoluyla takip yapmayı tercih edebilir. İflas kararı verildiğinde borçlunun tüm mal varlığı tasfiyeye tabi tutulur ve alacaklılar sıra cetveline göre ödeme alır. Bu yol, tek bir alacaklının haciz yoluyla öne geçmesini engeller.
Mali durumu bozulan borçlu ise konkordato talebinde bulunabilir. Talep üzerine geçici mühlet verilirse borçluya karşı yeni takip yapılamaz ve mevcut takipler durur. Konkordato projesi alacaklılarca kabul edilir ve mahkemece tasdik edilirse, borçlar projede öngörülen şekilde ödenir.
Alacaklı bakımından bu süreçte alacağın süresinde bildirilmesi ve sıra cetveline itiraz sürelerinin takibi belirleyicidir; bildirilmeyen alacaklar tasfiyede dikkate alınmayabilir.
Takipte Faiz, Vekâlet Ücreti ve Masraflar
Takip talebinde istenen tutar yalnızca ana paradan ibaret değildir. Alacağın niteliğine göre işlemiş faiz, takip tarihinden itibaren işleyecek faiz, icra vekâlet ücreti ve takip masrafları da dosyaya eklenir. Faiz türünün doğru seçilmesi önemlidir; sözleşmede kararlaştırılmış bir oran varsa o, yoksa kanuni faiz uygulanır. Ticari işlerde ise avans faizi gündeme gelebilir.
Borçlu, talep edilen faiz oranına ya da işlemiş faiz tutarına ayrıca itiraz edebilir. Faize itiraz, borcun tamamına itiraz sayılmaz; takip faiz yönünden durur, ana para bakımından devam eder. Bu ayrımın itiraz dilekçesinde açıkça yapılması gerekir.
Dosya kapanırken ödenen tutarın hangi kaleme mahsup edildiği de tartışma konusu olabilir. Kanun bir mahsup sırası öngörür; ödemeler kural olarak önce masraf ve faize, sonra ana paraya sayılır. Bu nedenle kısmi ödemelerde dosya hesabının ayrıntılı biçimde incelenmesi gerekir.
Takibin Kesinleşmesi ve Sonrası
İtiraz edilmez ya da itiraz kaldırılırsa takip kesinleşir. Kesinleşme, alacaklıya haciz isteme yetkisi verir. Haciz, ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde istenmelidir; itiraz ve dava nedeniyle geçen süreler bu süreye katılmaz (İcra ve İflas Kanunu m.78). Süresinde talep edilmezse takibin yenilenmesi gerekir.
Yenileme, takibi baştan başlatmaz; ancak yenileme harcı ödenmesini ve borçluya yeniden bildirim yapılmasını gerektirir. Uzun süre işlem yapılmayan dosyalarda zamanaşımı da gündeme gelebilir; bu durumda borçlu icranın geri bırakılmasını isteyebilir.
Üçüncü Kişilerdeki Alacakların Haczi
Borçlunun üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları da haczedilebilir. Uygulamada en sık başvurulan yol, borçlunun işvereninde doğmuş ve doğacak maaş alacağı ile bankalardaki mevduatına haciz konulmasıdır. Bu haciz, ilgili kuruma haciz ihbarnamesi gönderilerek uygulanır.
Kendisine birinci haciz ihbarnamesi tebliğ edilen üçüncü kişi, borcu bulunmadığına ilişkin itirazını yedi gün içinde icra dairesine bildirmezse ve sonraki ihbarnamelere de süresinde itiraz etmezse, borç zimmetinde sayılır (İcra ve İflas Kanunu m.89). Bu nedenle şirketlerin gelen ihbarnameleri süresinde yanıtlaması önemlidir; süresinde itiraz edilmemesi, kendi mal varlığından ödeme yapma sonucunu doğurabilir.
Borçlu bakımından ise haczin usulüne uygun uygulanıp uygulanmadığı denetlenmelidir. Kanuni sınırın üzerinde yapılan maaş kesintileri ya da haczedilemeyecek nitelikteki ödemeler üzerine konulan hacizler şikâyet konusu yapılabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Ödeme emrine itiraz süresi kaç gündür?
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte itiraz süresi, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gündür (İcra ve İflas Kanunu m.62). Kambiyo senetlerine dayalı takipte borca ve imzaya itiraz süresi beş gündür ve itiraz icra mahkemesine yapılır (m.168-170). Süre tebliğ tarihinden işlediği için tebliğ tarihinin belgelenmesi kritiktir.
İtiraz edersem takip durur mu?
İlamsız takipte süresinde yapılan itiraz takibi durdurur. İlamlı takipte ve kambiyo senetlerine özgü takipte ise itiraz kural olarak takibi durdurmaz; durdurma için icra mahkemesinden karar alınması gerekir.
Maaşımın tamamı haczedilebilir mi?
Hayır. Maaşın tamamı haczedilemez; icra müdürü, maaşın dörtte birinden az olmamak üzere haczedilecek kısmı belirler ve uygulamada genellikle dörtte bir oranında kesinti yapılır. Nafaka alacakları bu sınırlamanın dışındadır. Emekli maaşı ise kural olarak haczedilemez; borçlunun muvafakati hâli ayrıktır.
Evimdeki eşyalar haczedilebilir mi?
Borçlunun ve ailesinin geçimi için zorunlu olan eşyalar haczedilemez. Bu kapsamdaki bir malın haczedilmesi hâlinde icra mahkemesine şikâyet yoluna başvurulabilir.
Borcumu ödedim, hacizler kendiliğinden kalkar mı?
Kalkmaz. Ödeme sonrası hacizlerin kaldırılması ve dosyanın kapatılması ayrıca talep edilmelidir. Aksi hâlde tapu ve trafik kayıtlarındaki şerhler yerinde kalmaya devam eder.
Alacağım için hangi takip yolunu seçmeliyim?
Elinizde mahkeme kararı varsa ilamlı takip, çek veya senet varsa kambiyo senetlerine özgü takip, belge yoksa ilamsız takip uygundur. Alacak ipotek veya rehinle güvence altındaysa kural olarak önce rehnin paraya çevrilmesi yoluna gidilir.
İlgili İçerikler ve Hizmetler
Diğer çalışma alanlarımızı hizmetlerimiz sayfasından inceleyebilirsiniz. İşçilik alacakları için Adana İş Avukatı, miras uyuşmazlıkları için Adana Miras Avukatı sayfalarımıza göz atabilirsiniz. Tüm çalışma alanlarımızı tek sayfada görmek için Adana Hukuk Bürosu sayfamıza bakabilirsiniz.
Konuyla ilgili rehber yazılarımız: Maaş Haczi ve Ödeme Emrine İtiraz: Borçlunun Bilmesi Gerekenler.
İcra sürecine ilişkin hukuki desteğe ihtiyaç duyuyorsanız Avukat Oğuzhan Manga ile iletişime geçebilirsiniz. Tebliğ tarihini ve dosya numarasını hazır bulundurmanız süre değerlendirmesini hızlandırır.
İcra takibinizle ilgili değerlendirme için Adana avukat Oğuzhan Manga ile iletişime geçebilirsiniz.
Alacaklı tarafın takip sürecinde nelere dikkat etmesi gerektiğini Adana’da icra takibi ve borç tahsili yazımızda ayrıca ele aldık.